BOS (Beyin Omurilik Sıvısı) Ne Demek?

Tıpta BOS (Beyin omurilik sıvısı) ne demektir? BOS (Beyin omurilik sıvısı) incelemesi nasıl yapılır?

Hekimlikte kötü uygulamalar (malpractice); hukuki, mali, vicdani boyutlarıyla, sıklıkla bu dünyada bitmeyen, en azından bir kısmının hesabı öbür dünyaya havale edilen ve ayrı bir konu başlığı olmayı hak edecek bir mevzudur. Bunun aşılabilmesi için icat edilmiş yollardan biri de onam ya da aydınlatılmış onamdır.

Hekim hasta ya da hasta yakınına gelir, yazılı uzun bir metni önüne koyar, imkânlar nispetinde de anlatır: “Hastanıza yapmayı planladığımız işlem şudur, yapmamızın gerekçesi, yapmazsak olası zararlar, işlemin riskleri… şunlardır” mealinde bir metin…

Altındaki boşluktaki alana “okudum, anladım, onaylıyorum” yazın cümlesi ile biter mevzu ama hasta yakını için muamma bu anda başlar. Ben muhasebeciyim ne anlarım “supraventriküler taşikardi”den, “ablasyon tedavisinin endikasyonlarından.” Hastayı alıp eve gidelim desen, doktor “ölüm riski var”  diyor. Teslim olsan, muhtemel komplikasyonlar, ölümden beter. Aslında çözüm toplum olarak her birimizin ahlâklı davranması deyip geçelim.  Mevzu uzun, çok ayrıntısı var, sonra anlatırız.

Bu ayki konumuz onam formunun en çok soruya dönüştüğü işlem: “Belinden su almak” ya da “Lomber ponksiyon.”

Herhangi bir yaş grubundan hastamız, şiddetli baş ağrısı, fışkırır tarzda kusma ve ateş şikâyeti ile kapıdan girdiği anda tüm ekibin gözü açılır. Buradan sıkıntılı şeyler çıkacak diye. Şikâyetler teyit edilir, muayene hızlıca tamamlanır. Karar: Kafa içinde sıkıntı oluşturan bir durum var.

Ne olabilir hocam?

Kötü ve çok kötü seçenekler akıldan hızlıca geçer. Bir kısmı hasta yakınları ile paylaşılır. Medet bekleyen bakışların cevabı; “belinden su almamız lâzım” olur. Önce bir “ne gerekiyorsa yapalım” ile ifade olunan mütevekkil yaklaşım. Sonra onam formunun sahneye çıkışı ile tetiklenen evham fırtınası.

BOS NEDİR?

Türk usulü çözüm: Tanıdık bir doktor aranacak. Bürokratik kısmı geçip tıbbi boyuta odaklanalım:

Kafatasımızın sımsıkı sardığı alanda beynimiz, bir de onun omurga boyunca inen, uzantısı sayılabilecek omuriliğimiz var. Bir de alınması söz konusu olan “Beyin omurilik sıvısı (BOS)”.

Beynimizin içindeki ventrikül denen boşluklarda üretiliyor BOS. Anne sütü ya da idrar gibi kanınızın süzülmesi (ultrafiltratı) ile oluşuyor.

Görevi; beyin ve omurilik çevresinde dolaşıp travmalardan korumak (yastık etkisi oluşturmak) bir de beynin faaliyetleri ile oluşan maddelerin temizlenmesi.

Kenarından köşesinden ilgili olduğu konuların isimlerini saysanız birkaç sayfa dolduracak, hayatiyetle ilgili birçok hükmün belirleyicisi olan BOS miktar olarak büyükçe bir çay bardağını ancak doldurur.

Bu sıvı kendinden çok, komşuluk ettiği dokulara ait bilgileri taşıyor olması nedeniyle önemli. En sık görüldüğü konudan gidelim. Beyni çevreleyen zarların iltihabı demek olan menenjit, tedavi edilmezse kesin ölüm, geç tedavi edilirse sıklıkla hasar bırakan bir hastalık.

BOS (BEYİN OMURİLİK SIVISI) NASIL İNCELENİR?

En kesin tanı metodu, bu bölgeyi adeta yıkayarak gelen, o bölgede olaylar için sahne vazifesi gören BOS’un incelenmesi ile konuyor.

Nasıl?

Belinden su alarak…

Beyinde üretilen BOS bu kapalı boşlukta sürekli devir daim halindedir. Bel bölgesinden ince uzun bir iğne ile alınacak sıvı kısa bir süre önce beynin içinde/çevresinde dolaştığı için kıymetli bilgiler verir. Doğrudan beyne girmek ameliyathane dışında mümkün değildir, daha üst omurga bölgesi de sinir yaralanmaları açısından riskli olduğundan bu bölge hekimler için çok sevilen bir alandır.

Öncesinde ciddi bir hazırlık gerekir. Göz muayenesi, BT ya da MR ile kafa içinde basıncın normal olduğunun gösterilmesi şarttır. Yukarıda basınç yüksekken aşağıdan sıvının alınması hayatı tehdit eden sıkıntılara yol açar. Bunun dışında kayda değer bir risk yoktur ve bu konuda artık çok iyi bilinen her kurumda yeteri kadar tecrübeye/imkâna sahip olunan bir durumdur.

Serum takılırken yapılan işlem de risklidir, mikrop bulaşırsa tüm vücuda yayılır, aynı risk burada da benzer oranda vardır. Kan alınırken kullanılan iğne de bir şekilde komşu sinirlere zarar verebilir. Ponksiyon yapılırken de risk benzerdir. Menenjit olma, menenjitin istenildiği gibi tedavi edilememesi ihtimalleri ise bunlarla kıyaslanamayacak kadar sıkıntılıdır.

Hayat risk demek, bu dünyada bulunmak kendi başına risk zaten... Bu risk alınacak maalesef, kâmil bir şifa isteniyorsa eğer.

BOS’un alınmasının tanıdan öte tedavide kullanıldığı durumlar da vardır. Beyni su toplamış denen “hidrosefali” bu sıvının fazlalığı demektir. Küçüklerde kafatasını büyüttüğü için korkutur, büyüklerde kafatası büyüyemediği için öldürür. Sıvının artması temel sorun değildir, önemli olan kapalı kutu olan kafatasının içinde bir şeyin artmasının diğerlerine kalan alanı azaltarak onları tehlikeye atıyor olmasıdır. BOS arttıkça beyne kalan alan azalır, beyin küçülür. Beyne kan taşıyan damarlar baskı ile iş görmez hale gelir. Beslenemeyen beyin yavaş yavaş (bazen çok hızlı) ölür.

Hâsılı kelam en önemli organlarımızdan olduğunu düşündüğümüz beynin bir de sıvısı bulunuyor ve bu sıvının çok önemli işlevleri var. İhtiyaç olduğunda tanı koyabilmek için bir miktar alınması hayat kurtarıcı olabilir.

Varlığından bile haberdar olmadığımız, bizim için her an çalışan hücrelerimize teşekkür, hücreleri yaratan Rabbimize hamd ederek bitirelim yazıyı.

Kalın sağlıcakla.

Kaynak: Fırat Erdoğan, Altınoluk Dergisi, Sayı: 449

İslam ve İhsan

SAĞLIK KAVRAMI NEDİR?

Sağlık Kavramı Nedir?

SAĞLIK VE AFİYET İÇİN OKUNACAK DUALAR

Sağlık ve Afiyet İçin Okunacak Dualar

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.