Boğulmak Üzere Olan Öğrenciyi Kurtaran İmam Vefat Etti

Samsun'da denizde boğulma tehlikesi geçiren 12 yaşındaki Kur'an kursu öğrencisini kurtarmak isteyen Fatih Sultan Mehmet Camii İmam Hatibi Mehmet Çıtak (38), boğularak vefat etti, sudan çıkarılan öğrenci ise tedavi altına alındı.

Samsun'un merkez Atakum ilçesinde denizde boğulma tehlikesi geçiren 12 yaşındaki Kur'an kursu öğrencisini kurtarmak isteyen Çorum Merkez Fatih Sultan Mehmet Camii İmam Hatibi Mehmet Çıtak (37) boğularak vefat etti.

Hafızlık sınavı için Çorum'dan Samsun Atakum'a gelen Çorum Hıdırlık Kur'an Kursu öğrencilerine refakat eden Fatih Sultan Mehmet Camii İmam Hatibi Mehmet Çıtak ve öğrenciler, sınavdan sonra serinlemek için denize girdi.  

Öğrencilerden Muharrem Ateş'in suda boğulma tehlikesi geçirmesi üzerine İmam Hatip Mehmet Çıtak denize atladı.

Durumun bildirilmesi üzerine cankurtaranlar ve vatandaşlar tarafından sudan çıkarılan Çıtak, 112 Acil Servis ekiplerince hastaneye kaldırıldı.

Çıtak, tedavi altına alındığı hastanede vefat etti.

Sudan çıkarılan Muharrem Ateş (öğrenci) ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine nakledildi.

Tedavi altına alınan Ateş'in (öğrenci) sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Kaynak: AA

İMAM KİME DENİR?

İmam Kime Denir?

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Hz. Peygamber Efendimizin (asm), savaşta şehit olanların dışında, doğumdan dolayı vefat eden kadının, boğularak, yanarak ölen mü´minlerin de şehit sayıldığına dikkat çekmiştir. (İbnu Mace, Cihad, 17)

    Allah hocamıza şehitlik nasip etmiş Allah rahmet eylesin güler yüzlü bir insanmış, yüz kalbin aynası kalbi güzel bir insanmış allah sevdiklerine arkada bıraktıklarına sabrı cemil eylesin kendinden başkasına muhtaç etmesin el açtırmasın

    • Allah gani gani rahmet etsin

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.