Bir Bey‘atin Hatırası: Rasûlullah’ın Elini Tutmanın Şerefi
Ashâb-ı kirâmın Rasûlullah Efendimiz’e olan derin muhabbet ve sadâkatini yansıtan bu hatıra, Ebû Esmâ eş-Şâmî’nin (r.a.) bey‘at anında tuttuğu mübârek elin bereketini bir ömre nasıl taşıdığını gözler önüne seriyor.
Ashâb-ı kirâm, muhabbetleri sebebiyle Allah Rasûlü’nün etrafında pervâne olur, her sözüne, her emrine ve hattâ en küçük bir îmâsına dahî:
“Anam, babam, malım ve canım sana fedâ olsun, yâ Rasûlâllah!..” derlerdi. O’nun tenine dokunabilenler, bundan büyük bir iftihar duyar:
“İşte şu iki elimle Rasûlullâh’a bey’at ettim!” diyerek ellerini gösterirlerdi. (İbn-i Sa’d, IV, 306; Heysemî, VIII, 42)
O, MÜBÂREK ELE DOKUNMANIN HATIRASI
Ebû Esmâ eş-Şâmî -radıyallâhu anh-, bu mevzûdaki misallerden biridir:
O, Rasûl-i Ekrem Efendimiz’in yanına elçi olarak gelmişti. İslâm’ın esas mevzûlarını, kendilerini temsîlen geldiği kabîlesine iletmesi gereken bâzı hususları öğrendikten sonra, Allah Rasûlü’nün mübârek elini tutarak ona bey’at etti. İki Cihân Güneşi Efendimiz’in elini tutmanın derin hazzıyla sarsılan Ebû Esmâ, o mübârek elin bereketini ve sıcaklığını her zaman hissetmek düşüncesiyle olmalı ki, o günden sonra kimseyle musâfaha yapmayacağına dâir kendine söz verdi ve ölene kadar bir daha kimsenin eline dokunmadı. (İbn-i Hacer, el-İsâbe, IV, 7)
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!