“Benden Tarihe Haberler” Kitabı Sebil Yayınevi’nden Çıktı

Merhum Kadir Mısıroğlu’nun Sebil Yayınevi’nden çıkan “Kırk Görgü Şâhidinden Naklen ‘Benden Tarihe Haberler’” kitabı okuyucusuyla buluşmayı bekliyor.

Merhum Kadir Mısıroğlu’nun en son kaleme aldığı eserlerden bir tanesi de “Kırk Görgü Şâhidinden Naklen ‘Benden Tarihe Haberler’” adını taşımaktadır.

816 sayfalık oldukça hacimli bu eserde, Kadir Mısıroğlu’nun bizzat tanıştığı kimseler ile yakînen şâhidi olduğu hâtıralar dile getirilmektedir. Mısıroğlu, zaman zaman derslerinde, sohbetlerinde ve bazı kitaplarında dağınık şekilde zikrettiği bu hâtıraları, 40 kişi üzerinden bir bütünlük içinde bir araya getirmiştir. Bu şahıslar arasında devlet ricâli, ilim adamları, cemaat önderleri gibi tanınmış isimlerin yanı sıra tarihe mâl olmuş, ancak ismi fazla bilinmeyen kimseler de yer almaktadır. Celâl Bayar, Ayşe Osmanoğlu, Şehzâde Mahmud Şevket Efendi, Fuat Şemsi İnan, Celâleddin Ökten, İsmail Niyazi Kurtulmuş, Ali Ulvi Kurucu, Osman Turan, Alparslan Türkeş, Abdurrahman Gürses, Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hüseyin Hilmi Işık, Münevver Ayaşlı ve Turgut Özal kitapta yer alan isimlerden birkaçıdır.

Gençlik döneminde Osmanlı bakiyesi pek çok kimseyle görüşmüş olan Mısıroğlu, kendi ifadesiyle seksen yaşını devirdikten sonra, bu dinlediklerini kaleme alarak kendisinden sonra gelecek olanlara kıymetli bir miras bırakmıştır.

Bu hatıraları nakletmesindeki bir maksat da yakın tarihte kör düğüm hâline gelmiş bazı meselelerin anlaşılmasına küçük de olsa bir hizmet görme ümididir. İçinde pek çok resim ve vesîka da bulunan bu kitabı, yakın tarihe meraklı herkese ve bilhassa olup bitenlerin görünen kısmıyla yetinmeyen kimselere ısrarla tavsiye eder, merhum Üstâdı, vefatının sene-i devriyesinde hayırla yâd ederiz.

Kaynak: Hatice K. Akyüzlü, Şebnem Dergisi, Sayı: 195

GENÇLERİN OKUMASI GEREKEN 100 KİTAP

Gençlerin Okuması Gereken 100 Kitap

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.