Bayram Tatilinde Yola Çıkmak İçin En Uygun Saat

Ramazan Bayramı tatilinde en uygun yola çıkma saatleri Arife günü sabah 9.00’dan önce olarak tespit edildi. 

Ramazan Bayramı tatilinde yola çıkacaklara yardımcı olmak için geçtiğimiz yılın Ramazan Bayramı tatil dönemindeki trafik verilerine dayanarak detaylı bir analiz yapıldı. 23-24 Haziran 2017 tarihlerinde bayram tatili için İstanbul’dan yola çıkanların yoğun olarak kullandığı 5 çıkış rotasını inceleyen Yandex, bu yıla ışık tutacak bilgilere ulaştı.

Bu yıl Ramazan Bayramı 15-16-17 Haziran 2018 tarihlerinde gerçekleşecek. Kullanıcıların bayram tatili için 14 Haziran Perşembe, Arife Günü yola çıkması bekleniyor.

BAYRAM TATİLİNDE İSTANBUL'DAN YOLA ÇIKMAK İÇİN İDEAL SAAT KAÇ?

TRAFİKTE BEKLEME SÜRENİZİ AZALTACAK ADIMLAR

Bayram tatili için ideal yola çıkma saatinin Arife Günü izinli olan kullanıcılar için sabah 09.00 veya daha erken saatler olarak belirlediği analize göre İstanbul’dan çıkmak için Avrupa Yakası’ndan hareket eden kullanıcıların, Anadolu Yakası’na geçtikten sonra D-100 veya TEM otoyollarından kaçınarak, geçen yıl en az trafiğin gözlemlendiği Kuzey Çevre Otoyolu’nu kullanmaları ulaşımda kolaylık sağlayabilir.

Kuzey Çevre Otoyolu’nun, TEM ve D-100 de oluşan 2 saat ve üzeri bekleme süresini 30-45 dakikaya indirmesi öngörülüyor. Bu rotada Yavuz Sultan Selim Köprüsü de Anadolu Yakası’na geçerken dikkate alınması gereken alternatifler arasında yer alıyor. Kuzey Çevre Otoyolu’nu kullananlar, Sabiha Gökçen kavşağından çıktıktan sonra Dilovası-Gebze tarafında yer yer yoğunluklarla karşılaşsa da Osmangazi Köprüsü’nden devam ederek çevre yolunu kullanabilecekler.

İSTANBUL'DAN ÇIKIŞ ROTALARINA DİKKAT!

Geçtiğimiz yıl bayram seyahatleri Arife günü Cumartesi gününe denk geldiği için Cuma günü başlamıştı. Trafik yoğunluğunun başladığı Cuma günü, D-100 Karayolu’nda Uzunçayır Kavşağı'ndan Çayırova Kavşağı'na giden rota, normal bir Cuma trafiğiyle kıyaslandığında trafikteki bekleme süresi 13.00 itibarıyla 1 saate ve akşamüstü 2 saate kadar çıktı. Yol normal seyrine ancak gece 02.00’den sonra dönebildi.

TEM Otoyolu’nda Kavacık’tan Kurtköy Kavşağı'na giden rotada Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden sonra trafik yoğunluğu geçtiğimiz yıl aynı gün sabah 09.00’dan itibaren yükselmeye başladı ve ertesi gün öğlen 12.00’ye kadar devam etti. Bu rotada normalde 25 dakika süren bekleme süresi, akşam saatlerinde 2 saatin üzerine çıkarak bunaltıcı bir boyuta ulaştı.

SABAH ERKEN SAATLERDE YOLA ÇIKMALISINIZ

D-100 Karayolu’ndan Osmangazi Köprüsü’ne giden bir diğer çıkış yolunda, Çayırova’dan Osmangazi Köprüsü’nün girişine kadar oldukça yoğun bir trafik oluşabiliyor. Geçen sene bu bölgedeki yol çalışmasının da etkisiyle 20 dakikalık sürüş süresi 55 dakikaya çıkmıştı. Eskihisar-Topçular feribotuna da giden bu rotayı tercih edecek kullanıcılarına sabah erken saatlerde yola çıkmaları öneriliyor.

TEM Otoyolu’nda Şekerpınar Kavşağı'ndan Osmangazi Köprüsü’ne giden rotada trafik öğlen 12.00’den sonra artmıştı. Gece saatlerinde de trafiğin etkisi azalmazken, ertesi gün sabah 07.00’ye kadar devam etti.

İstanbul’dan Ankara’ya gidenlerin alternatif yollarından biri olan Anadolu Otoyolu’nda, Gebze Muallimköy Viyadüğü ile Adapazarı Gişeleri rotasında, geçtiğimiz yıl Arife günü normalde 45 dakika olan mesafe 2,5 saati aştığı görüldü.

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.