Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi Nerede?

İstanbul’daki büyük velilerden Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri kısaca kimdir? Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi nerede? Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi’ne nasıl gidilir?

Üsküdar’ın aynı isimle anılan mahallesinde bulunan dergah Celvetî Tarikatı kurucusu Şeyh Aziz Mahmud Hüdâyî tarafından 1594-1595 senesinde yaptırılmıştır. Külliye şeklinde kurulan tekkede mutfak, mezarlık, türbe, cami, tevhidhane, kütüphane, kadınlar bölümü ve evler bulunmaktadır.

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Kimdir?

Aziz Mahmut Hüdâyî Hazretleri, İstanbul’un ileri gelen Hak dostlarındandır. Hüdâyî ismi ve Aziz sıfatı, şeyhi tarafından kendisine verilmiştir. Üstadı Üftade Hazretlerine intisap etmeden önce Bursa kadısı ve müderrislerindendir. Bir kadınının, kocasından boşanma talebinde bulunduğu ilginç bir dava, hayatını tamamen değiştirmiştir. Kadılığı ve müderrisliği bırakıp Üftade Hazretlerinin önüne diz çöküp talebe olmuştur. Kendisine Hüdâyî ismini de üstadı vermiştir. Hüdâyî Hazretleri, İstanbul’a gelip dergâhını kurduktan sonra Üsküdar’daki dergâhı, kısa zamanda bir ilim ve irfan mektebi hâlini almıştır. Zamanının sultanları, Sultan III. Murat ve I. Ahmet Han kendisinin talebesi oldular. II. Osman ve IV. Murat Han da kendisine gönül veren sevgili talebelerindendir.

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri’nin Duası

Aziz Mahmut Hüdâyî Hazretlerinin vefatından önce yaptığı şu dua münasebetiyle türbesi, İstanbulluların en sık ziyaret ettiği mekânlardan biri olmuştur: “Ya Rabbi! Kıyamete kadar bizim yolumuzda bulunanlar, bizi sevenler ve ömründe bir kere türbemize gelip Fatiha okuyanlar bizimdir. Bize mensup olanlar denizde boğulmasınlar, ahir ömürlerinde fakirlik görmesinler, imanlarını kurtarmadıkça ölmesinler, öleceklerini bilsinler ve haber versinler ve de ölümleri denizde boğularak olmasın.”

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Ne Zaman Vefat Etti?

Aziz Mahmut Hüdâyî Hazretleri, 1628 senesinde vefat etmiştir.

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi Ziyaret Günleri Ve Saatleri

Haftanın yedi günü ziyarete açık olan türbe, 07:30 ile 20:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi’ne Nasıl Gidilir?

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Türbesi’ne özel aracıyla gelmek isteyenler, Edirne yönünden veya Kadıköy yönünden gelirken Altunizade çıkışından Bağlarbaşı tabelasını takip ederek türbeye ulaşabilir. Avrupa yakasından gelmek isteyenler; Edirnekapı’dan 500A numaralı Edirnekapı-Kadıköy, Taksim’den, 110 numaralı Kadıköy-Taksim otobüsünü kullanabilir. Anadolu yakasından gitmek isteyenler ise; 11P, 11V, 125, 12A, 12C, 13, 13B, 14, 14C, 14D, 14F, 14K, 14M, 14R, 14Y, 15F, 3, 6, 9A otobüslerini kullanabilir.

Adres: Aziz Mahmut Hüdayi Mah. Aziz Mahmut Efendi Sk. Cami İçi No:1 Posta Kodu: 34672 Üsküdar/İstanbul

Telefon: 0216 341 05 97 Faks: 0216 341 24 31

AZİZ MAHMUT HÜDAYİ HAZRETLERİ TÜRBESİ  NEREDEDİR? - HARİTA

AZİZ MAHMUD HÜDAYİ HAZRETLERİ KİMDİR?

Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri Kimdir?

İSTANBUL’DA GEZİLECEK YERLER

İstanbul’da Gezilecek Yerler

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

  • Hüdâyî’nin en yaygın menkıbelerinden biri de şiddetli bir kasırga esnasında, kayıkçıların bile denize çıkmaya cesaret edemedikleri bir günde Sultan Ahmed Camii’nde cum’a vaazına yetişmek üzere bindiği kayığın dört yanında denizin süt-liman olmasıdır.

    Bu esnada Topkapı Sarayı’nda Yalı Köşkü yakınındaki fevkâni sultan kasrından dalgaları seyreden Sultan Ahmed’in yıldırım isabet eden kasrının bir süre yıkılmayışı ve canının kurtulması da Hüdâyî’nin kerameti sayılmaktadır.

    Bu menkıbenin yaygınlığı yüzünden kayıkçılar arasında Üsküdar’dan Sarayburnu’na kadar giden bir yolun bulunduğuna inanılır ve yola “Hüdâyî Yolu” denilirdi. Bugün bile lodoslu havalarda Boğaz vapur seferlerinin sadece Üsküdar-Eminönü hattında yapılabilmesi, anlamlı ve düşündürücüdür.

    Kaynak: Aziz Mahmud Hüdâyi Hayatı ve Menkıbeleri, Prof. Dr. Hasan Kâmil Yılmaz, Aziz Mahmud Hüdâyi Vakfı Yayınları, 2004

    Jazak Allahu khairan

    Denizde hudayi yolu varmış filimde öyle geçiyor dogrumudur ve hangi denizdir teşekkürler

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.