Ammar Bilteci: Müslümanlar Türkiye İçin Dua Ediyor

Mısır'da darbe karşıtı direnişin sembolü Esra el-Bilteci'nin ağabeyi Ammar Bilteci, "Sizler, bu duruşunuzla sadece Türkiye için değil, dünyadaki tüm mazlumların müdafaasını yapıyorsunuz. Sizlere hem bizler, hem de dünyanın tüm mazlumları, tüm Müslümanlar dua ediyor" dedi.

Mısır'da darbe karşıtı direnişin sembolü Esra el-Bilteci'nin ağabeyi Ammar Bilteci, "Sizler, bu duruşunuzla sadece Türkiye için değil, dünyadaki tüm mazlumların müdafaasını yapıyorsunuz. Sizlere hem bizler, hem de dünyanın tüm mazlumları, tüm Müslümanlar dua ediyor." dedi.

Kısıklı'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın evinin önünde kurulan platformun bulunduğu alanda, "demokrasi nöbeti" tutan vatandaşlara hitaben bir konuşma yapan Bilteci, halkın dik duruşunun ardından kimsenin Türkiye'de bir daha darbe yapmaya yeltenemeyeceğini aktırdı.

"TÜRKİYE DÜNYA MAZLUMLARINI MÜDAFAA EDİYOR"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı, milletin dik duruşunun yeni bir tarihin başlangıcı haline geldiğini ifade eden Bilteci, şöyle konuştu:

"Allahım şehitlerinize rahmet, gazilerinize de acil şifalar versin. Sizlere, Rabia ve Tahrir meydanlarında toplanan Mısırlı devrimci kardeşlerinizin selamlarını getirdim. Bu duruşunuzla bölgenizde yeni bir tarih şuurunun ve iradenin ortaya çıkmasını sağladınız. Türk milletinin, bu coğrafya üzerinde oynanan oyunun farkında olmasından daha kıymetli bir şey olamaz. Yeni bir tarih şuuru yazıyorsunuz. Askeri darbelere karşı durmakla darbeleri bölgede bitiriyorsunuz. İnşallah, Türkiye'de bir daha darbe olmayacak ve bu coğrafyada, bölgede bir daha askeri darbe yaşanmayacak. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duruşu, sizlerin meydanlarda olması, hürriyet ve adaleti savunmanız aydınlık günlere yol açacaktır. Sizler, bu duruşunuzla sadece Türkiye için değil, dünyadaki tüm mazlumların müdafaasını yapıyorsunuz. Sizlere hem bizler hem de dünyanın tüm mazlumları, tüm Müslümanlar dua ediyor. Biz sizinle beraberiz, inşallah zafere ulaşacağız."

Kaynak: Yeni Şafak

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.