ALLAH DOSTUNUN HİZMETİ SARHOŞU UYANDIRDI!

İn­san da Ha­ce­rü’l-Es­ved gi­bi cen­net­ten çık­ma­dır. İş­le­di­ği gü­nah­lar­la ne de­re­ce­de dü­şer­se düş­sün, onun özün­de­ki de­ğer bâ­kî­dir. Bu sebeple, gü­nâ­ha olan düş­man­lı­ğı gü­nah­kâ­ra sıç­rat­ma­ma­k îcâb eder. Fakat gü­nah­kâ­ra olan mü­sâ­ma­ha­yı da gü­nâ­ha ta­şır­ma­mak gerekir.

Nakle­dil­di­ği­ne gö­re İb­ra­him bin Ed­hem Haz­ret­le­ri, bir sar­ho­şun pis ko­ku­lu ve bu­la­şık ağ­zı­nı yı­ka­mış, bu­nu ni­çin yap­tı­ğı­nı so­ran­la­ra da:

“–Eğer yü­ce Al­lâh’ın adı­nı zik­ret­mek için ya­ra­tı­lan dil ve ağ­zı bu­la­şık ola­rak bı­rak­say­dım, hür­met­siz­lik olur­du...” de­miş­ti.

Adam ayıl­dı­ğın­da ona:

“–Ho­ra­san zâ­hi­di İb­ra­him bin Ed­hem ağ­zı­nı yı­ka­dı...” de­di­ler. Bu du­rum­dan mah­cup olan sar­ho­şun gön­lü de gaflet uykusundan uyan­dı ve:

“–Öy­ley­se ben de tev­be et­tim...” de­di.

Böy­le bir ıslâha ve­sî­le olan İb­ra­him bin Ed­hem Haz­ret­le­ri’ne rüyâ­sın­da Hak ka­tın­dan şöy­le bu­yrul­du:

“–Sen Biz’im için onun ağ­zı­nı yı­ka­dın! Biz de se­nin için onun kal­bi­ni yı­ka­dık!..”

İşte hiz­met, böylesine yüksek bir kal­bî ha­yat­la îfâ edi­ldiğinde neticesi de o nisbette be­re­ket­li olur. İn­san bu hâ­le ula­şın­ca mu­hab­bet oda­ğı hâ­li­ne ge­lir. Mu­hab­bet­le atı­lan to­hum da ebe­dî­dir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hizmet, Erkam Yayınları

PAYLAŞ:            

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle