Âl-i İmrân Suresi 12. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 12. ayeti ne anlatıyor? Âl-i İmrân Suresi 12. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri...

Âl-i İmrân Suresi 12. Ayetinin Arapçası:

قُلْ لِلَّذ۪ينَ كَفَرُوا سَتُغْلَبُونَ وَتُحْشَرُونَ اِلٰى جَهَنَّمَۜ وَبِئْسَ الْمِهَادُ

Âl-i İmrân Suresi 12. Ayetinin Meali (Anlamı):

İnkâr edenlere de ki: “Sizler yakında mağlup edilecek ve topluca cehenneme sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir yataktır.

Âl-i İmrân Suresi 12. Ayetinin Tefsiri:

Âyet-i kerîmenin iniş sebeplerinden biri şöyledir:

Allah Resûlü (s.a.s.), Bedir savaşında Mekke müşriklerini mağlûp edince Medineli yahudiler: “Vallahi bu bize Hz. Mûsâ’nın müjdelediği ve kitabımızda özelliklerini bulmakta olduğumuz, sancağı asla yere düşmeyecek olan ümmî peygamberdir” deyip onu tasdik etmek ve ona tâbi olmak istediler. Ancak içlerinden bazısı: “Hele durun bakalım, acele etmiyelim. Bir ikinci savaşını görelim” dediler. Fakat Uhud savaşında Hz. Peygamber’in ashâbı bozguna uğrayıp sancakları yere düşünce aralarında tekrar konuştular ve: “Hayır, vallahi bu o değilmiş” dediler. Bedbahtlığı tercih ederek müslüman olmadılar. Üstelik Peygamber (s.a.s.) ile yapmış oldukları ve henüz süresi dolmamış olan antlaşmayı da bozdular. İçlerinden Ka‘b b. Eşref altmış atlıyla birlikte Mekke müşriklerine, Ebu Süfyan ve arkadaşlarına varıp onları tebrik ettiler. Güçlerini birleştirmeyi teklif edip: “Sözümüz bir olsun” dediler, sonra da Medine’ye döndüler. İşte bu hâdise üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldu. (Vâhidî, Esbâbu’n-nüzûl, s. 100)

İniş sebebinin bu ve benzeri hâdiselerin olması mümkün olmakla birlikte âyet, indiği dönemdeki ve ondan sonra gelecek tüm inkârcılara, mutlaka mağlup olacaklarını, bundan daha fenâsı, dünyada küfürde birleştikleri gibi âhirette de çok berbat bir yatak olan cehenneme topluca sürüleceklerini haber veren bu gerçeği tekitli bir şekilde ilan etmektedir.

Âyetteki, “Yakında mağlûp edileceksiniz” ifadesi, yakın zamanda vuku bulacak bir olayı haber vermektedir. Bu, Kur’an’ın istikbâle dâir verdiği haberlerle ilgili bir mûcizedir. Nitekim bu mûcize gerçekleşmiş, kısa bir süre sonra İslâm düşmanları kesin bir yenilgiye uğramışlardır. Bunlardan Mekke müşrikleri ancak Mekke’nin fethine kadar direnebilmişler, sonra teslim olmak durumunda kalmışlardır. Medine’deki yahudi kabileleri ise müslümanlarla yaptıkları antlaşmaları ihlâl durumlarına göre değişik muamelelere tâbi tutulmuşlar, Peygamber Efendimiz henüz hayatta iken Medine ve çevresindeki tesir ve hâkimiyetlerini tamamen kaybetmişlerdir.

Gelen âyette ise ilâhî kudretin, kâfirleri mağlup edip mü’minleri zafere eriştiren tecellilerinden birine yer verilir: 

Âl-i İmrân Suresi tefsiri için tıklayınız...

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Âl-i İmrân Suresi 12. ayetinin meal karşılaştırması ve diğer ayetler için tıklayınız...

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.