Aileme Tekrar Kavuşacak Mıyım Diye Çok Düşündüm

Amasya Taşova Devlet Hastanesinde görev yapan 27 yaşındaki sağlık çalışanı Burak Temiz, yakalandığı yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenerek yeniden işine dönmenin sevincini yaşıyor.

Evli ve bir çocuk babası Burak Temiz'in, bir süre önce, yüksek ateş şikayeti üzerine yapılan Kovid-19 testi pozitif çıktı. Tedavisine Erbaa Devlet Hastanesinde başlanan ve nefes almakta zorlanan Temiz, daha sonra aynı hastanenin Kovid-19 yoğun bakım servisine kaldırıldı.

Yaşam destek cihazına bağlı tedavisinin ardından normal servise alınan Temiz, 10 günü yoğun bakımda geçen 20 günlük mücadelenin ardından iyileşerek ailesine kavuştu.

"Ben ölürsem onlar ne yapacak diye çok düşündüm"

Temiz, tedavi sırasında nefes almakta zorlandığını, dayanılmaz ağrıları olduğunu ve ağır bir süreç geçirdiğini anlattı.

Yaklaşık 10 gün süren yoğun bakım sürecinde çok zor günler geçirdiğini ifade eden Temiz, şunları kaydetti:

"Bu dönemde, yoğun bakımda yatan diğer hastaları düşündüm. Yoğun bakımda yatmak insanı çok üzüyor ve psikolojik olarak çok yıpratıyor. Tedavi döneminde, 1,5 yaşındaki kızım ve eşim hep aklıma geldi. 'Tekrar evime aileme kavuşacak mıyım, onları tekrar görebilecek miyim, ben ölürsem onlar ne yapacak?' diye çok düşündüm. Sürekli kendime, 'Kovid-19 mu beni yenecek yoksa ben mi onu yeneceğim?' diye sordum. Yoğun bakımda yattığım zaman dışarıda rahat bir şekilde maske ile de olsa nefes alabilmenin ne kadar değerli olduğunu, temizlik, maske ve mesafe kuralına uyulmasının ne kadar önemli olduğunu ve içinde bulunduğumuz aşı döneminde destek olup aşılarımızı yaptırmamızın ne kadar önemli olduğunun farkına vardım."

"Kendimizi sevdiklerimiz için koruyalım"

Hastalığın fiziksel ve ruhsal olarak kendisinde büyük bir yorgunluk bıraktığının altını çizen Temiz, yoğun bakım sürecinin kelimelerle anlatılacak bir süreç olmadığını belirterek, "Şahsım adına yoğun bakım süreci hayatım boyunca geçirebileceğim en kötü günlerdi. Allah kimseyi oraya düşürmesin." dedi.

Hastalanmamak için maske, mesafe ve temizlik kuralına uyulması gerektiğini vurgulayan Temiz, "Bizim başımıza gelmez diye düşünmeyelim ve kendimizi sevdiklerimiz için koruyalım. Benim vatandaşlarımıza tavsiyem hep birlikte kurallara en iyi şekilde riayet edelim, inşallah bu süreci en kısa sürede atlatmayı temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.