Aile Saadetinin Kıstası
Aile saâdetinin kıstâsı ve huzurun mihengi nedir? Nebevî ölçüden uzaklaşan hantal yüreklerin kadına bakışı ve İslâm’ın hanımlara verdiği pırlanta değer üzerine.
Bizim kıymet ölçümüz, Peygamberimiz’dir. Bizim saâdet mîzânımız Fahr-i Kâinât Efendimiz’dir. O’nun rûhânî dokusundan ne kadar nasîb alınabildiğinin mihengi ve ölçüsü de ashâb-ı kiramdır.
İKİ DÜNYA SAÂDETİNİN MİHENGİ: SÜNNET-İ SENİYYE
Erkek veya kadın, koca veya hanım, erkek evlât veya kız evlât; her kim, kendi vasfını o mübârek aileye ne derecede benzetebilirse, iki dünyada saâdet ve huzûru o kadar tahsil edebilecektir.
Ümmet-i Muhammed’in 14 asrı aşan tarihi boyunca, fert ve cemiyette bu ilâhî kıymet ölçüsüne riâyet edenler; rahmete nâil oldular. Bu ölçüden uzak kalanlar da şiddet ve mihnete dûçâr oldular.
Sünnetten Uzaklaşmanın Hazin Sonu: Hantal Yürekler ve Şiddet
Günümüzde; Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in rahmet vesilesi olan sünnet-i seniyyesinden uzak, hantal yürekler, kaba kuvvetin esiri olarak, kadına şiddetle muâmelede bulunuyor.
İslâm’ın; anne vasfıyla, cenneti ayaklarına serdiği, hanım vasfıyla hukukunu deruhte ettiği, evlât vasfıyla üzerine titrenen, süsler içerisinde yetiştirilen nâdîde bir çiçek olarak takdim ettiği kadın; hoyrat, merhametsiz ellerde dövülen, evden atılan, fuhşa zorlanan, ırzına saldırılan, yaralanan, öldürülen, her hâlükârda sömürülen bir varlık hâline getirildi. Bir vitrin malzemesine dönüştürüldü. Nefsânî arzuların hoyratlığına dûçâr edildi.
Oysa;
Bir pırlantanın çöp tenekesine düşmesi ne kadar hazindir! Çöpe düşen pırlanta ne kadar talihsizdir! Tıpkı kaldırım kenarlarında açan çiçekler gibidir ki ayaklar altında ezilmeye mahkûmdur!
Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Hidayet Güneşi, Yüzakı Yayıncılık









YORUMLAR
-
İlk yorumu yapan siz olun!