26 Haziran 2026 - Cuma Hutbesi PDF ve WORD İndir

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesini PDF ve WORD olarak indirebilirsiniz.

Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan 26 Haziran 2026 tarihli ve "Aile Olmak" konulu Cuma hutbesi yayınlandı.

AİLE OLMAK

Muhterem Müslümanlar!

“Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için eşler yaratması, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi Allah’ın varlığının ve kudretinin delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır”[1] ayet-i kerimesinde ifade edildiği üzere, ilahi rahmetin yeryüzündeki tecellilerinden biri de ailedir.

Aziz Müminler!

Aile, İslam’ın ilkelerini belirlediği nikâh akdiyle kurulan huzur ve muhabbet yuvasıdır. Sıkıntıların birlikte omuzlandığı; kederlerin paylaşıldığı, sevinçlerin çoğaltıldığı huzur ocağıdır. Aile; bizleri, günahlardan uzak tutan güvenli bir sığınaktır. Millî ve manevi değerlerimizi kuşaktan kuşağa aktarmamıza vesile olan bir müessesedir.

Değerli Müslümanlar!

Aile olmak, sadece aynı mekânı paylaşmak değildir. Aile olmak, dünyayı da ahireti de cennete çevirmek için el ele verebilmektir. İyi günde olduğu gibi kötü günde de birlik ve beraberliği güçlü kılabilmektir. Aile olmak, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in örnekliğini hayatımıza yansıtabilmektir. Onun gibi, elinden ve dilinden emin olunan güvenilir bir eş olabilmektir. Kızını ayakta karşılayıp yerini ona ikram eden vefakâr bir baba olabilmektir. Namazdayken omuzlarına çıkan torunlarının oyunlarını bozmamak için secdesini uzatan müşfik bir dede olabilmektir. Yetim ve öksüzlere hamilik yapan, kimsesiz çocuklara aile sıcaklığını hissettiren merhametli bir insan olabilmektir.

Kıymetli Müminler!

Her geçen gün, aile değerlerimiz örselenmekte; evlilikler, külfetli hale getirilmekte; bekârlık ve evlilik dışı hayat teşvik edilmektedir. İnancımızda rızkın Allah’a ait olduğu[2] vurgulanmasına rağmen, ‘çocuk sahibi olmanın hayatı zorlaştırdığı’ söylemleri günden güne artmaktadır. Hâlbuki devletlerin geleceği; ailenin kurulmasına, korunmasına ve güçlendirilmesine bağlıdır. Milletlerin en büyük sermayesi, milli ve manevi değerleriyle yetişen nesillerdir. Bu sebeple, göz aydınlığı evlatlarımızın evliliklerine yardımcı olmak, sadece anne ve babaların değil bütün toplumun ortak sorumluluğudur. Diyanet İşleri Başkanlığımız da bu sorumluluğun bir gereği olarak müftülüklerimiz marifetiyle nikâh merasimleri icra etmektedir.

Aziz Müslümanlar!

Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Nikâhın en hayırlısı, en kolay olanıdır”[3] tavsiyesini kendimize düstur edinelim. Gösteriş ve israfa dayalı nişan, nikâh ve düğün merasimleriyle gençlerimizin ve ailelerimizin omuzlarına ağır yükler yüklemeyelim. Hanelerimizi huzur ve güvenin kaynağı haline getirelim. Rabbimizin lütfu olan çocuklarımızı bereket vesilesi olarak görelim.

Hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en iyi olanınızdır. İçinizde ailesine karşı en iyi olan da benim![4]

Dipnotlar:

[1] Rûm, 30/21.

[2] Hûd, 11/6.

[3] Ebû Dâvûd, Nikâh, 30-31.

[4] İbn Mâce, Nikâh, 50.

Kaynak: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi

21.11.2025 Şiddetin Çaresi Merhamet Eğitimi

İslam ve İhsan

PAYLAŞ:                

YORUMLAR

İlk yorumu yapan siz olun!

Yorum Ekle

İslam ve İhsan

İslam, Hz. Adem’den Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen tüm dinlerin ortak adıdır. Bu gerçeği ifâde için Kur’ân-ı Kerîm’de: “Allâh katında dîn İslâm’dır …” (Âl-i İmrân, 19) buyurulmaktadır. Bu hakîkat, bir başka âyet-i kerîmede şöyle buyurulur: “Kim İslâm’dan başka bir dîn ararsa bilsin ki, ondan (böyle bir dîn) aslâ kabul edilmeyecek ve o âhırette de zarar edenlerden olacaktır.” (Âl-i İmrân, 85)

...

Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

“İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.