TUR SURESİ’NDEN ETKİLENEN SAHABE

0

Cübeyr ibni Mut’ım radıyallahu anh uzun müddet İslâm’ın nurundan uzak kalmanın nedâmediyle yaşadı. O, Sevgili Peygam­be­rimiz’den altmışa yakın hadis rivayet etti. Bu rivâyetleri içerisinde onun hasret ve nedâmeti görülmektedir. Cübeyr’in rivâyet ettiği hadislerden bir kaç tanesi şöyle…

Cübeyr ibni Mut’im radıyallahu anh anlatıyor: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Mina’da Hayf denilen yerde ayağa kalkarak şöyle hitâb etti:

“Benim sözümü işitip aynen tebliğ edenin yüzünü Allâh ak eylesin. Çünkü fıkıh (dolu hadisleri) yüklenen nice kimseler vardır ki, fakih değildir. Nice hadis taşıyıcıları vardır ki kendilerinden daha fakih olana hadis götürürler.

Üç haslet vardır ki, bunlar oldukça mü’min kalbi kin ve husûmet taşımaz: Ameli Allâh rızası için ihlaslı yapmak, müslüman idarecilere hayırhah olmak, müslümanların cemaatine devam etmek… Çünkü müslümanların duaları ona katılanların hepsini kuşatır.” (İbn-i Mâce, Menâsık, 76)

AKRABASIYLA İLGİSİNİ KESEN KİMSE CENNETE GİREMEZ!

Ebû Muhammed Cübeyr İbni Mut’ım radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” (Buhârî, Edeb 11; Müslim, Birr 18-19.)

Cübeyr İbni Mut’im radıyallahu anh şöyle dedi: Huneyn Gazvesi’nden dönüşte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte yürürken bedevi arablar ganimetin taksimini ısrarla istemeye başladılar. Neticede Hazreti Peygamber’i Semüre ağacının altında durdurdular. Cübbesi ağaca takılıp kaldı. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem devesini durdurup:

“Cübbemi verin bana! Şayet şu gördüğünüz ağaçlar kadar hayvanım olsaydı, onların tamamını size paylaştırırdım. Siz de benim cimri, yalancı ve korkak olmadığımı görürdünüz!” buyurdu. (Buhârî, Cihâd 24, Humus 19)

MAHLUKATTAN HİÇ KİMSEYE KARŞI ALLAH ŞEFAATÇİ KILINMAZ

Cübeyr İbni Mut’im radıyallahu anh anlatıyor: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: “Ey Abdümenafoğulları, sizden kim halkı idârede bir sorumluluk deruhte ederse, Beytullah’ı gündüz veya gece herhangi bir saatte ziyaret edip namaz kılanı sakın men etmesin.” (Tirmizî, Hacc 42; Ebu Dâvud, Menâsik 53)

Cübeyr İbni Mut’im radıyallâhu anh anlatıyor. “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir bedevî gelerek:

“Ey Allah’ın Resûlü, (kuraklıktan) insanlar me­şak­ka­te düştüler. Aile efradı zâyiata uğradı. Hay­van­la­rımız da helâk oldular. Bizim için Allah’a dua et, su göndersin. Zîra biz Allah’a karşı senin şefaatini, sana karşı da Allah’ın şefaatini taleb ediyoruz!” dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem adama şu mukabelede bulundu: “Yazık sana, söylediğin şeyin idrakinde misin? Sübhanallah!”dedi.

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem “süb­han­allah”ı o kadar tekrar etti ki bunun tesiri Ashab’ın yüzünden okunmaya başladı. Sonra sözüne şöyle devam etti:

“Yazık sana, mahlukatından hiç kimseye karşı Allah şefaatçi kılınmaz. Allah’ın şânı böyle bir şey yapmaktan çok yücedir. Bak hele! Sen Allah’ın (azametinin) ne olduğunu biliyor musun? O’nun Arş’ı, semavatının şöyle üzerindedir. -Parmaklarıyla işaret ederek- tıpkı üzerinde bir kubbe gibi. Arş, Zât-ı Zülcelâl sebebiyle inleyip ses çıkarır, tıpkı süvarisi sebebiyle atın ses çıkarması gibi.” (Ebu Dâvud, Sünnet 19)

CÜBEYR’İN SON VAZİFESİ

Cübeyr İbni Mut’im radıyallahu anh anlatıyor: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki:

“Benim beş ismim var: Ben Muhammed’im, ben Ahmed’im, ben Allah’ın benimle küfrü mahvedeceği el-Mâhî (mahvedici)yim. Ben Hâşir (toplayıcı)yım, insanlar benim arkamda haşredilecektir. Ben Âkıb (sondan gelen)im, benden sonra peygamber gelmeyecektir.” (Buhârî, Menakıb 17; Müslim, Fezail 125; Tirmizî, Edeb 67).

Cübeyr radıyallahu anh Hazreti Osman radıyallahu anh’a karşı ayaklanarak Medine’ye yürüyen âsileri geri çevirmek üzere onlarla görüşmeye giden grup arasında yer aldı. Şehid edilince her türlü tehlikeyi göze alarak onun defninde hazır bulundu. Hatta bir rivayete göre cenaze namazını o kıldırdı. Hicri 58, miladi 678 yılında Medine-i Münevvere’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Allah ondan razı olsun. Rabbimiz cümlemizi Cübeyr ibni Mut’ım radıyallahu anh gibi ileri görüşlü ve samimi eylesin. Bizleri şefaatlerine mazhar kılsın. Amin.

Kaynak: Mustafa Eriş, Altınoluk Dergisi, Ocak 2015, 347. Sayı

Paylaş.

Yorumlar