İSLÂMI TEBLİĞ ETMENİN FAZİLETİ

1

Müslümanları benlikten kurtararak diğergamlığa sevk eden şefkat ve merhamet duyguları, îmânın ne güzel bir tezâhürüdür. İslâm’ı, îman nîmetinden mahrum gönüllere tebliğ edebilmek de ne saâdettir.

Dîn, îmân, vatan ve millet hizmetinde muvaffak olmak, elbette her insan için büyük bir bahtiyarlıktır. Fakat tebliğ vazîfesinde asıl mesele, muvaffakıyet veya mağlûbiyet değildir. Mühim olan, Allâh’ın rızâsına nâil olmak ümîdiyle bu yolda elden geldiğince gayret göstermektir. Gereken sebeplere tevessül edildi diye her yapılan tebliğin müspet netîce vermesini beklemek ve bu gerçekleşmediği takdirde de ümitsizliğe ve kedere boğulup kendini yıpratmak da doğru değildir. Zîrâ hidâyeti verecek olan Allâh’tır. Kula düşen, yılmadan, vazgeçmeden, ye’se de rehâvete de kapılmadan tebliğe devâm etmek, neticeyi Allâh’a bırakıp tevekkül etmektir. Nitekim, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş olan Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in “bir insanı daha ateşten kurtarabilmek” ümidiyle kendisini aşırı derecede zorladığı zamanlarda, şu ilâhî ihtarlar nâzil olmuştu:

HİDAYETE ERMEK İNSANIN ELİNDE MİDİR?

“Onlar îmân etmiyorlar diye neredeyse kendine kıyacaksın! Biz dilesek, onların üzerine gökten bir mûcize indiririz de, ona boyunları eğilip kalır.” (eş-Şuarâ, 3-4)

“(Rasûlüm) Sen sevdiğini hidâyete erdiremezsin, bilakis, Allâh dilediğine hidâyet verir ve hidâyete erecek olanları en iyi O bilir.” (el-Kasas, 56)

Bu yüzden, yapılan tebliğ kabul görmese bile, en azından şerrin hızını keseceği ve belki uzun vâdede netîce verip ıslâha vesîle olabileceği de unutulmamalıdır. Ayrıca tebliğci, bir netîce elde edemese bile bu mükellefiyetinin mes’ûliyetinden kurtulmuş olur. Zîrâ Allâh yolunda katılıp da kazanılamayan mücâdeleden ziyâde, katılma imkânı olduğu hâlde girilmeyen ve gayret gösterilmeyen mücâdeleden mes’ûl olunacağı muhakkaktır. İlâhî mîzanda değerlendirilecek olan da, bu hususta üzerimize düşeni yapıp yapmadığımızdır.

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Son Nefes, Erkam Yayınları, 2013

Paylaş.

1 Yorum

  1. zahid eroglu on

    Sayfadaki görseli,
    Bir vakıf için afiş de kullanmak üzere resimi alıyorum.
    Hakkınızı helal edin.
    Etmezseniz lütfen bana ulaşın..

Yorumlar

Önceki yazıyı okuyun:
FITIR SADAKASI (FİTRE) İLE İLGİLİ HADİSLER

Fitre ile ilgili hadisler... Abdullah İbn Ömer’den şöyle dediği nakledilmiştir: “Hz. Peygamber fitrenin, insanlar Bayram Namazı'na çıkmadan önce verilmesini emretmiştir" (Şevkânî,...

Kapat