İnsanoğlu, îman anahtarı olan rûhânî tefekkürden uzaklaştıkça, kendisine bahşedilmiş olan nîmetleri, ilâhî bir lûtuf olarak değil de tabiî bir hakkı olarak görmeye başlar. Bu ise insanı, üzerindeki sayısız nîmetleri görebilme hususunda âdeta âmâ kılar.
Bahâüddin Nakşibend Hazretlerinin hikmetli sözlerinden bazıları...
Cenâb-ı Hak, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’i, Allâh’ı çok çok zikretmenin en kâmil örneği olarak bizlere takdîm etmektedir.[1] O -sallâllâhu aleyhi ve sellem-; korku, ümit, sıkıntı, rahatlık gibi her türlü hâlde, dinlenirken, çalışırken, yürürken, dururken, gece, gündüz, hâsılı her hâlükârda Allah Teâlâ’yı zikir hâlindeydi. Ashâbına ve ümmetine de böyle olmalarını tavsiye buyururdu.
Hüdayi Gönüldaşı Muhterem Oğuz Aydınol Ağabey Hakk’ın rahmetine kavuştu. Cenazesi dün ikindi namazına müteakip Fatih Camii'nde kılınıp Kozlu'daki aile kabristanlığına defnedildi. Merhuma Cenab-ı Haktan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabr-ı cemil niyaz ediyoruz.