Zübeyde, Firdevs ve Aliye... İsimlerine bakıldığında Türk veya Arap olduklarını düşündüğümüz bu kardeşlerimiz, aslında Meksikalı... Çeşitli tevâfuklarla İslâm’la tanışmış bu cana yakın ve gayretli hanımların hidayete erme hikâyeleri, ilginç detaylarla dolu…
Kim derdi ki; Safahat’ta meyhâneyle ilgili bir şiir bulunsun! Hem de Âkif’in dindarlığı ve İslâmî çehresi herkes tarafından bilinirken... Ama işte Âkif bu! Adımlamış sokakları, toplumun acı bir yarasını görmüş ve şiiriyle gözler önüne sermiş. Yara meyhânedeyse, meyhâne dile getirilecek ve mükemmel bir gözlemcinin yakaladığı farklı detaylarla ve ortama son derece hâkim bir üslûpla, hem mekân hem de hâdise anlatılacak…
Dertli şair Mehmed Akif Ersoy, Safahat’taki üçüncü şiiri “Hasta”da, hastalanmış bir çocuğu şiirler âdeta resmederek anlatıyor. Bir çocuğun diliyle Akif'in haykırışı...