Yıl: 2009 Ay: Mayıs Sayı: 51

İmtihânın Büyüğü

Kâmil insanın eşyâ ile münâsebeti, bir geminin deniz ile olan münâsebeti gibi olmalıdır. Deniz, gemiye istinaddır. Lâkin geminin içine su girerse onu batırır, bir lokma gibi yutar. Ama gemi, suyu içine almazsa onun üzerinde yol alır, varmak istediği hedefe vâsıl olur. Bu durumda su, hem nîmet, hem de âfet olabilecek bir imtihandır. İdrak sahipleri onu nîmet olarak kullanır; bu idrakten uzak olanlar ise âfetlerin girdabında boğulur. Yani nefsânî arzularına râm olanlar, altı delinmiş gemi gibidir. Hayatın hangi girdabında helâk olacakları meçhuldür.

Mülkün Sahibi Kimdir?

Mü’min gönüller, kendisinden malca daha aşağıda olanların kendi malına ilâhî bir hükümle, yani mülkün sahibinin tâlimâtı çerçevesinde «bir hak» ile ortak olduğunun idrâki içinde olmalıdır. Hiçbir emânetçi, elindeki emânetin gerçek sahibinin onu değerlendirme noktasındaki tâlimâtına karşı; «Bunlar benim, hepsini ben kazandım; ister veririm ister vermem!» diyemez. Eğer demeye cür’et ederse Kārun’da olduğu gibi Allah onu hazineleriyle beraber yerin dibine geçirir.