Altı yüz yirmi senelik muhteşem Osmanlı Devleti’nin Yavuz Sultan Selîm Hân’a âit olan kısmı, sadece sekiz seneciktir. Onun bu kadar kısa bir zaman içinde elde ettiği muazzam muvaffakıyetleri havsalaya sığdırmak, -âdeta- imkânsızdır.
Yavuz, Sultan Selim mâlûm ve meşhur celâdetine rağmen, aynı zamanda çok hassas ve ince ruhlu bir insandı. Devletin bekàsı için kardeşi Korkut’u bertaraf etmeye mecbur kalmış ve ardından şu sözleri söylemişti...
İslâm Vahdetini Tesis Eden Eşsiz ve Çilekeş Cihangir, Hâdimü’l-Harameyni’ş-Şerîfeyn Yavuz SultAn Selîm Han (1470-1520) kimdir? İşte kendi ağzından cevabı...
Osmanlı İmparatorluğu döneminde kardeş ve evlât katli meselesi, alternatifsiz iki büyük mecbûrî tehlikeden en hafifini tercih etmek zarûretine binâen, nâçâr bir şekilde tatbik edilmiş bir hâdisedir. Birçok kritik durumda ortaya çıkan bu çaresizliği açıkça şu örneklerde görmek mümkündür.
Süleyman Çelebi, 1. Murad devrinde yetişmiş, Yıldırım Bâyezîd zamanında Emîr Sultan Hazretleri’ne intisâb etmiş, Yıldırım Bâyezîd’in saray imamlığını yapmış ve onun vefatından sonra ömrünün sonuna kadar da Ulu Câmi imamlığı vazifesini yürütmüştür.
Osmanlı'nın en meşhur Şeyhülislamlarından olan Kemâl Paşazâde, Şah İsmail'in İslam dünyası üzerindeki oyununu çözmüş ve Yavuz Sultan Selim'i İran seferine hazırlamıştı.
Kâbe'nin çevresinden sökülen Osmanlı revakları, Türkiye'nin de etkisiyle restore çalışmalarının ardından yeniden yerlerine monte edildi.