Allâh Resûlü Mekke’nin fethinden sonra sâdece Kâbe’deki putları yıkmakla kalmamış, civardakileri de yok etmek için mücâhit gruplar tertipleyip şirkin o cansız taşlarını harâb etmeye göndermişti. Yâni bir tevhîd temizliği başlatmıştı.
Ahdini bozan herkes için kıyamet günü bir bayrak dikilip bu falanın vefâsızlık alâmetidir diye ilân olunacaktır.
Yeryüzündekilere merhamet ediniz ki, semâ ehli size merhamet etsin.
Kulun tövbe etmesine Cenâb-ı Hak çok memnun olur. Efendimizin benzetmesiyle, ıssız çölde devesini, üzerindeki yiyecek ve içeceğiyle birlikte kaybedip ölümle burun buruna gelen, ardından da devesini bulan kimseden daha fazla sevinir.
"Azîz ve celîl olan Allah'ın hoşnutluğunu kazanmaya yarayan bir ilmi, sırf dünyalık elde etmek için öğrenen kimse, kıyamet günü cennetin kokusunu bile alamaz."(Ebû Dâvûd, İlim 12; İbni Mâce, Mukaddime 23)
Çanakkale zaferi, milletimizin karakterine nakşolmuş olan îmân ve vatanperverlik duygusunu ifâde eden en müşahhas misallerinden sadece bir tânesidir.
İçinde ihlâs olmayan ibâdetler, rûhu olmayan sûretlerden, içleri boşalmış meyvelerden ve özü çürümüş habbelerden ibârettir.
O kadar mütevâzi olun ki, kimse kimseye böbürlenmesin; kimse kimseye zulmetmesin.
Mü’minler “rezil rüsvâ olurum” düşüncesini bir kenara bırakıp üzerlerine geçmiş bir hak varsa onu ödemelidir.
Dünya ve âhiret hayatımızın en değerli sermayesi olan İslâm’ı korumak, yaşamak ve yaşatmak için her türlü sıkıntıyı göze almalıyız.