vesile

Vesile Ne Demektir?

Vesile ne demektir? Kısaca anlamı nedir?

Mürşid-i Kâmil Kimdir?

Mürşid-i Kamil kimdir? Cenâb-ı Hak, kâmil insan modelini en mükemmel şekliyle Peygamber Efendimizʼin şahsında insanlığa sergilemiştir. Dolayısıyla en büyük rehberimiz, örneğimiz ve mürşidimiz; şüphesiz ki Allah Rasûlü -sallâllahu aleyhi ve sellem- Efendimizʼdir.

Mü’minlerin Rahmet Kimliği

Yüzakı Dergisi 147. sayısı "Üç Aylar... Mü'minlerin Rahmet Kimliği: Merhamet" kapağı ile çıktı.

Hakk'a Vesile Olan Dostlar

Tevessül, vesîle edinmek demektir. Cenâb-ı Hakk’a yakınlık sağlayan ve ihtiyaçların karşılanmasına medâr olan her şeye vesîle denir. Cenâb-ı Hakk’a duâ ederken, peygamberler ve sâlih kullar hürmetine istemesi, merhamet-i ilâhiyyeyi daha çok celbeder. Zira o mü’min, Allah Teâlâ’nın sevdiklerini vesîle kılarak yalvarıp ilticâda bulunmuştur.

Hakk’a Yaklaştıran Tahsil

Yüzakı Dergisi yazarları bu sayıda mânevî eğitimin zaruretine işaret ediyor. Dînî eğitimin önündeki dünyevî endişeleri, nefsânî takıntıları masaya yatırıyorlar. Hac ve kurbanın içerisinde olduğumuz bir ayda Yüzakı yine dopdolu bir sayıyla meraklı okurlarını bekliyor.

"şeyhin Duâsı Mutlaka Kabul Olur" mu?

Bâzı cezbeli müridlerin heyecan taşkınlığı içinde söyledikleri; “Benim şeyhim bir şeyi dilerse Allah onu mutlakâ verir…” gibi sözler; muhabbet, hürmet ve bağlılığın, hadd-i lâyığından çıkarak, ifrat ve taassup derecesine varmasının bâriz bir misâlidir.

Mürîd, Mürşidini Geçer mi?

Kulu, yaratılışındaki esas gâye ve maksada ulaştıran her türlü yol ve vâsıta, bir vesîledir. Allâh’a yaklaşmak için bu vesîlelere sarılmaya da tevessül tâbir olunmuştur. Daha husûsî mânâda ise, duânın kabulüne sebep olacağı ümidiyle başta esmâ-i hüsnâ, Kur’ân-ı Kerîm, sâlih ameller, peygamberler ve sâlih zâtlar vesîle kılınarak Allah’tan bir şey istemek, arzu edilen bir şeyin elde edilmesi veya arzu edilmeyen bir şeyin def edilmesi için O’na duâ ve ilticâda bulunmak demektir. 

Şeyhe Bağlılıkta İfrata Kaçmak ve Taassup

Bâzı cezbeli müridlerin heyecan taşkınlığı içinde söyledikleri; “Benim şeyhim bir şeyi dilerse Allah onu mutlakâ verir…” gibi sözler; muhabbet, hürmet ve bağlılığın, hadd-i lâyığından çıkarak, ifrat ve taassup derecesine varmasının bâriz bir misâlidir.