Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, 3. Avrasya Fetva Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kur’an-sünnet bütünlüğünü göz ardı eden, gereksiz ve faydasız tartışmalarla bilhassa genç nesillerin zihnini meşgul eden yaklaşımlardan uzak durulması gerektiğini söyledi.
Bu yazı “modernist” ya da “tarihselci” diye bilinen çevrelere “İslam ortak paydasında buluştuğumuz kanaatinden yola çıkarak” yapılmış bir sağduyu çağrısıdır. Asla “Üsttenci” bir yaklaşım içinde olmadan yapılan bir çağrıdır bu.
Hak dinlerin tebliğcisi olan peygamberler ve onların gerçek varisleri, tebliğ ve irşad hizmetlerini dünyevi bir karşılık için yapmamışlar, üstelik bu yolda maddî ve manevi her türlü fedakarlıkta bulunmuşlar, hayatlarını bile ortaya koymuşlardır.
Türkiye’de “medya ve din” arasındaki ilişki hep problemli olageldi. % 97’sinin Müslüman olduğu açıklanan bir ülkede; ana akım medyada yayın içeriklerini belirlerken; Müslümanca bir yayın hassasiyeti gözetilmediğini; örf, adet ve geleneklerimizle örtüşmeyen, toplumun değerlerini görmezden gelen ve kendi çıkarlarını tek gerçek olarak kabul eden bir yayın çizgisinin takip edildiği bir ortamda "medya ve din" ilişkisini masaya yatırdık. "Türkiye’de Medyada Dinin Popüler Temsili" üzerinden hareketle "medya ve din" ilişkisini İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mete Çamdereli ile konuştuk.