Mal ile ilişkimizin bir dindarlık göstergemiz olacağını asla unutamayız. Ölçüsüz yeme içme sadece bedene zarar açısından düşünülemez. Aynı zamanda nimetler üzerindeki savurganlık olarak da bizi yıpratmaktadır. Mesken, binek vasıtası üzerindeki harcamalarımızın ne kadar gerekli ve tabii ne kadar da şeytanın kardeşleri olmaya zemin oluşturacak bir savurganlık olduğu gözden kaçmayacak bir işarettir.
Genellikle toplu yemek yenen mekânlarda şöyle bir tabelaya rastlamak muhtemeldir: “Yiyin, için fakat israf etmeyin” (ayet meali). İsraf-müsrif denince de hemen ilk akla gelen ve ne yazık ki tek kast edilen, savurganlık olmuştur. Hâlbuki bütüncül bir Kur’an okuyuşuyla, savurganlık da dâhil olmak üzere ne kadar farklı anlamlara ulaşabiliyoruz.
Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Farmakoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kevser Erol, ilaç kullananların olumsuz etkilenmelerine yol açmamak için yediklerine dikkat etmesi gerektiğini vurguladı.
Kimileri saâdeti parayla, tüketmekle, dilediğince harcamakla elde edilir sanıyor lakin harcamak için kazanmak lâzım. Acımasızca kazanma isteğinin sonucu ise ortaya kazanmak ve harcamak fâsit dâiresi içinde paranın kölesi hâline gelmiş bir insan ortaya çıkıyor. Böyle bir insanın mutlu olması mümkün mü? Yüzakı Dergisi Ocak [2015] sayısında bu konuya geniş bir yer ayırıyor.