teslimiyet

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi Tasavvuf Sorularını Cevaplıyor!

Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Erkam Radyo'da 07 Kasım 2016 Pazartesi gününden itibaren bir hafta boyunca devam eden programda Ahmet Taşgetiren Bey'in tasavvuf ve islam dünyası hakkında sorularını cevapladı. 7 bölümden oluşan bu programı aşağıdan dinleyebilirsiniz.

İtaat, Teslimiyet, Sadâkat Nasıl Olmalıdır?

Şunu aslâ unutmamak gerekir ki hiçbir meşrû gayeye, gayr-i meşrû bir yoldan gidilemez. Bu yüzden, ulvî bir gayeye hizmet etme iddiâsıyla Allâh’ın yasaklarını mübah sayanlara aslâ itaat ve teslîmiyet gösterilemez. Zira bu bir itaat değil, isyandır. Halkın hercümerç olmasına, toplumun fitne-fesâda düşmesine sebeptir.

Müslümanca Bakış Ölçülerimiz

İslâm’ın kendisi için bir hayat düsturu olduğuna iman etmiş bir Müslüman olarak varlığa, hayata ve hâdiselere bakış açımızı, diğer bir ifadeyle inanç umdelerimizi, amel ve davranışlarımızı, öncelikle Kur’an ve sünnette beyan edilen esasların belirlemesi tabiidir.

İstismar Edilen İslami Kavramlar

İnsan, kelimelerle düşünür; lisan ile tefekkür ufkunu genişletir. Bu sebeple, kelime kadrosu daraltılmış veya mefhumlarının mânâları çarpıtılmış bir lisan ile, İslâmî tefekkürün derin ufuklarına yol bulmak mümkün değildir.

Kurban Fedakârlıktır

Kurban Bayramı'na az bir zaman kaldı. Hem Kurban'a hazır olmak hem de bu ayı daha iyi geçirebilmek gayreti ile Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Kurban Bayramı üzerine Altınoluk dergisinde gerçekleştirilen mülakatı sizlerle paylaşıyoruz.

Allah'ın (cc) Sevdiği Kulun Alâmetleri

Muhakkak ki mü’min, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’e duygu derinliği ile yaklaştığı, rûhunu nefsânî ve süflî bütün çizgi ve görüntülerden boşalttığı vakit, O’nunla aynîleşme/bütünleşme, O’nun gönül dokusundan ve muhabbetinden hisse alma yolundadır.

Sana Sığınırız!

Dostlarını hakkıyla sevememekten, düşmanlarına cesurca hakkı söyleyememekten, muhabbetini, hasretini kaybetmekten ve son nefesimizi iman ile verememekten korkar, Sana sığınırız. Dertten ziyâde dertteki dermânı görememekten, kul olup ölememekten korkar, Sana sığınırız!

Ahir Zamanda Yaşanan En Büyük Eksiklik

Hikmet penceresinden bakanlar için kaderdeki gizlilik ve kulun onu lâyıkıyla idrâk edememesi keyfiyeti, bir kahır sebebi değil, bilakis son derece büyük bir lutuf vesîlesidir. Çünkü beşerin kaderi bilmesi hâlinde, içinden çıkılmaz birçok tehlike ve felâketlere düşeceği, inkâr edilemeyecek bir hakîkattir.

Müslümanın Kaderinde 'kardeşlik' Var!

Rabbimizin bizim için yazdığı değişmez yazıya "kaderimiz" diyoruz. O kaderle doğup nefes alıyoruz bu âlemde. Yediğimiz içtiğimiz, baktığımız duyduğumuz, düşünüp yaptığımız her şey o kaderin tecellisidir.

Bu 'itaat' Zaruri!

“İslâm”, “selâm, barış ve teslim olmak” mânâsına geldiği gibi; “din” kelimesinin bir mânâsı da “itaat etmek, boyun eğmek”tir. Bu bakımdan İslâm Dîni, kendisine tâbî olanlardan hem bedenî/şeklî, hem de rûhî/mânevî bir kabullenme beklemekte; îmanın kalbe yerleşmesini, kulun bütün varlığıyla Allâh’ın emir ve yasaklarına teslimiyetini hedeflemektedir.