Peygamberimizin krallara tebliğ mektubu göndermesi karşısında krallar ne yaptı? Peygamberimizin ahlâkını, düşmanı olan müşrikler Bizans Kayseri Herakliyus'a nasıl anlattı? Bizans kayseri nasıl tepki verdi? Dr. Murat Kaya anlatıyor...
Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ümmetine Allah Teâlâ’nın istediği şekilde yaşamaları için gerekli bilgileri uygulamalı olarak vermiştir. Her peygamber gibi bizim peygamberimizin de iki temel görevi vardı: Tebliğ ve beyân.
Aşağıdaki hadis-i şerifte bir Müslümanın kötülük gördüğünde yapması gereken şeyler anlatılıyor.
Aşağıdaki hadis-i şerif, bize iyilikleri emir ve kötülüklerden nehiy vazifesini yerine getirdiğimizde kazanacağımız mükâfatı, ihmâl ettiğimizde ise uğrayacağımız musibeti bir kere daha açıkça bildirmektedir.
Kulluk, öncelikle Allah’ı tanımak yani onu Rab olarak kabul etmek ve sonra da ona ibadet etmektir. Yani kulluk hem imanı hem de ibadeti kapsamaktadır. Kulluğa çağrı peygamberlerin görevlerinden de birisidir.
Tebliğ vazifesinin önemi ve fazileti nedir? Tebliğin fazileti ile ilgili hadisler...
Büyük şahsiyetler gönül yapmaya geldiklerinden, insanlara hep gönül penceresinden bakmışlar, etraflarına dâimâ muhabbet ve şefkat tevzîinde bulunarak, nicelerinin hidâyetine vesîle olmuşlardır. Eğer onlar, bu güzel ve firâsetli davranışların aksine hareket etselerdi, neticede, arada uçurum bulunan insanlarla irtibat tamamen kopar ve nihâyet bu gibi kimselere Hakk’ı tebliğ etme imkânı kalmazdı.
Toplumumuzun en önemli meselelerinden biri de kaht-ı rical yani yetişmiş adam kıtlığıdır. Buna âkil insan, rehber insan, yük taşıyabilen insan, hizmet eden insan, başkasının derdiyle dertlenen insan, olgun insan, kâmil insan, düşenin elinden tutup kaldırabilen insan, istikamet sahibi insan, nefsini mutmainne seviyesine ulaştırmış insan, bakışında kin ve öfke değil merhamet ve şefkat olan insan, diğergâm insan da diyebiliriz.
Ubeydullah Ahrâr Hazretleri bütün ömrünü, halkın irşâdı ve hayır hizmetleriyle geçirdi. Fıkarât, Risâle-i Havrâiyye, Risâle-i Vâlidiyye, Ruka‘ât (Mürâselât) gibi kıymetli eserler kaleme aldı.
Âlimler, hak ve hakikati tebliğde dik durdukları sürece, devlet için büyük bir nimettirler. Baştakiler, âlimlerin ilmine ve âriflerin irfanına saygılı oldukları sürece sağlam bir zemine basmış olurlar. Âhiret merkezli bir hayat, bu âleme nizam vermede ve istikâmeti muhafazada bir sigorta vazifesi görür.