İnsanın kalitesi, ilişkilerindeki kaliteyle ölçülür. İletişim uzmanlarının da ifade ettiği gibi “İnsan, ilişkileri içinde sürekli yeniden tanımlanan bir varlıktır”[1]. Her bir ilişki tarzının, size kattığı ya da sizden eksilttiği bir değer vardır. Bütün ilâhî kitapların ve peygamberlerin gönderiliş hedeflerinden biri ve belki de birincisi, insanın ilişkilerini sıhhatli bir zemine oturtmaktır, denilebilir.
Tasavvufi sohbetçilerin en mühim mes’ûliyetlerinden biri de, bu vazifeyi îfâ eden diğer kardeşleriyle gönül birlikteliğini muhâfaza etmek ve âdeta tek bir yürek hâline gelebilmektir. Bunun için de kardeşlerle ortak hareket etmek, müşterek eserleri okumak, aynı heyecanları paylaşmak gerekir.
Gerçek bir tasavvuf eğitiminde riâyet edilmesi gereken en mühim şartların başlıcalarını sizler için derledik.
Bazen bir adamla bir millet dirilir. Yüce Rabbimiz, kullarını muhtelif kabiliyetlerde yaratmıştır. Birine verilen, diğerinde bulunmayabilir. Bu istidadı keşfetmek firâset ve basiret ister. Tespit etmek de yetmez, o kabiliyetin inkişaf edebileceği ortamı oluşturmak ya da gelişebileceği ortamda bulunmasına katkıda bulunmak önemlidir.
Tasavvuf, dünyayı bir kenara bırakıp ruhbanlığa yönelmek değildir. Dinden ayrı bir din değildir. Dine ilave bir sistem de değildir. Tasavvuf, asr-ı saadette hâl olarak yaşanan bir tezkiye ve terbiye disiplinidir.
Tasavvuf, kâmil insan yetiştirme sanatıdır. Bu sebeple sabır ve sebâta en fazla ihtiyaç duyulan bir yoldur. Tahammülsüzlük, şikâyet ve bezginliğin başladığı yerde tasavvuf biter.
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sahâbe-i kirâmı sohbetle yetiştirmiştir. Bu hususta pek çok misâl vardır. Bunların bir kısmı şöyle...
Gerçek bir tasavvufî eğitimde riâyet edilmesi gereken en mühim şartların başlıcalarını 4 maddede sıralayabiliriz.
Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri'nin çocukluğu ve yetişmesi...
Merhum Hacı Gedikli Ağabey ile sağlığında yapılan sohbetten…