Tarih; dil ve din unsurları çerçevesinde, insanlığın yaşadığı hâdiselerin sebep ve neticelerini tahlil ve bu sûretle ilâhî kanunları tespit etmektir. Zira fertlerin kaderi gibi, toplumların, millet ve kavimlerin de kaderi vardır ve bu kaderin ana hatlarını tayin eden «sünnetullah», bir mânâda tarih ilminin tespit etmeye çalıştığı ilâhî kanundur.
Oğuzların Kayı boyu lideri, Osmanlı Beyliği'nin kurucusu Osman Bey'in babası Ertuğrul Gazi'nin tarihin akışını değiştiren destansı mücadelesi "mobil oyun" haline getirildi.
Târihimizi de gerçek mâhiyetiyle öğrenip öğretmemiz şarttır. Yoksa birtakım kasıtlı ve sözde yerli târihçiler ile İslâm ve Türk düşmanı bâzı yabancıların yazdığı târihlerle cihan-şümûl bir medeniyeti doğru olarak îzâh edebilmek mümkün olamaz! Bunun için ecdâdımızın bizlere bıraktığı târih mîrâsının, milletimizin şuur ve idrâkine doğru aksettirilmesi, dînî ve millî bir vazîfedir.
Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem- ve O’nun seçkin sahabîlerinin yürüdüğü yolu tâkip etmekte büyük bir dirâyet ve hassâsiyet göstermiş olan Osmanlılar, kendi dönemlerine gelinceye kadar belli bir ölçüde devam etmiş olan vakıf tesis etme fazîletinde zirveye ulaşmışlardır.
Filistin’in ilk mazlûmu Abdülhamît Han’dır. Çünkü tahtından indirilişi, onun Filistin meselesinde yahûdî Teodor Hertzel’e mukâvemeti sebebiyle gerçekleşmiştir.
Kaptan-ı Derya ünvanıyla nam salan Barbaros Hayrettin Paşa, halk arasında çok sevilir, şefkatli bir baba olarak görülürdü.
Osmanlı'nın en meşhur Şeyhülislamlarından biri olan Kemal Paşazâde'nin vasiyeti, onun mütevaziliğini ortaya çıkartıyor.
Yüzakı Dergisi Mart sayısında tarihimizin ibretli sayfalarından biri olan "Çanakkale Zaferi" bu ay ki dosya konusu. Tarihimize şan katan en temel gönül ayarlarımıza geri dönmek için bu sayıda "Tarihimize Şan Katan Muhabbet Ölçüsü"nü işliyor.