Muhammed Bâkì Billâh Hazretleri, İslâm’ın emir ve yasaklarına son derece bağlı bir zât idi. Sık sık takvâ sahibi fakihlere mürâcaat ederdi. Helâl gıdâya çok ehemmiyet verir, hattâ yemek pişiren kişinin bile ihsân hâlinde olmasını, yani huzûr-i ilâhîde olduğunun şuuruyla hizmet etmesini, gâfil olmamasını isterdi.
Şâh-ı Nakşibend Hazretleri ibadetlerin mânevî tekâmül yolundaki ehemmiyetini anlatıyor.
İslama hizmet ahlakı nasıl olmalıdır? İslam'a hizmet yolunda dört ana kural...
Peygamber Efendimiz'in takva hayatı nasıldı? Efendimiz günlük hayatında nelere dikkat ederdi?
Kur’ân-ı Kerîm, kelimeli bir cihan; kâinat ise kelimesiz bir Kur’ân’dır. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, kalbi olanlar için derin bir tefekkür ufkudur. Yerin-göğün lisanıdır. Ruhlara bereket ve rûhâniyet hazinesidir. İnsana ithaf edilen bir beyan mûcizesidir. Hakk’ın kullarına armağanıdır.
Allah bizlerin kıyafetlerine, parasına, güzelliğine bakmaz. Allah kalplerimizi bilen ve muhakkak ki adalet ile hükmedendir. Kalpten kasıt insanın manevi dünyasıdır. Allah bizleri ahirette neye göre derecelendirecek? Allah katında ki derecemiz neye göre şekillenecek? Bizleri birbirimizden üstün kılan tek şey nedir?
Sadakayı, ona en lâyık olana vermeye çalışmak, mühim bir infak âdâbıdır. Yani işin kolayına kaçıp rastgele vermek değil; “Onlar ki zekât vermek için faâliyet gösterirler.” (el-Mü’minûn, 4) âyetinde işâret edildiği gibi, hakkın tam yerini bulması için, bir ibâdet vecdiyle, ciddî bir emek sarf ederek verebilmektir.
Allah Resûlü (s.a.v.) Efendimiz, takvâ hâlini dâimâ canlı tutmak için şu niyazlarda bulunurdu:
Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Bu fakir kul, fâsık bir mü’min gördüğümde, mutlakâ onun benden daha iyi olduğuna inanırım. Çünkü onun îmânı sâbit, günahı ise benden gizlidir. Benim nefsimin kötülükleri ise bana âşikârdır. Son nefes(te kimin kurtulacağı) meçhuldür. Nice fâsık ve fâcir var ki, kâmil velîlerden olmuştur. Nice verâ sahibi sâlih kişiler de vardır ki, aşağıların en aşağısına düşmüşlerdir.”[1]