Şuurlu insan bir bardak suyu içerken, bir lokma ekmek yerken, bunları ruhu yani maneviyatı adına yapar ve böylece sevap kazanır, şuurlu insan en basit dünyevi işleri bile Allah Teâla’nın gözetimi altında huzur halinde yapar, edebince iş görür. Bunun aksine şuursuz Müslüman kıldığı namazdan tuttuğu oruçtan bile fayda göremez; namazda bile Allah’ı unutur da “yazıklar olsun o namaz kılanlara” itabına muhatap olur. İnsan yaptığı işi Allah adına yaparsa en basit hareketi bile ibadet olur; nefsi ile ve nefsinin keyfi için hareket ederse ibadeti bile riyakârlık ve kör taklit haline dönüşür.
Secdeyle İslam dini kemale erer; cehaletten arınmakla, ahiretin farkına bu dünyada varılır. Secde, bize ahireti bu dünyada yaşatır.
Hizmet ehli türâbî meşrep, mütevâzı, fedâkâr ve cömert olmalıdır. Kalbindeki bütün güzellikler, feyz ve rûhâniyet, tabiî ve bediî bir şiir hâlinde hizmet edilenlerin gönüllerine in’ikâs etmelidir.
Bugün Müslümanların bir kısmı, ağır zulüm ve haksızlıklara karşı çetin bir mücâdele içerisinde bulunuyor. Aslında bu hâl, bir doğum sancısıdır. Bir uyanışın, şuurlanmanın göstergesidir. Dönüp dolaşıp -inşâallah- hayra medâr olacaktır. Bu anlamda Müslümanları güzelleştirecek 7 şeyi şöyle sıralayabiliriz.
Hizmet şuuruna sahip mü’minler, bereketli bir ırmak gibidirler. Öyle ki, akıp gittikleri uzun yollar boyunca binbir canlıya; insana, toprağa, ağaca, güle, sümbüle, bülbüle âdeta hayat bahşederler. Bu ırmağın varacağı nihâî menzil ise, Cenâb-ı Hakk’ın ebedî vuslat deryâsıdır.
İnsanın tohumu olan zigot, rahme tutunurken, yumurtalıktan yumurtayı bırakan hücreler, onun sağlıklı bir şekilde rahme yerleşmesini sağlayan bir hormonu salgılar. Ayrıca beyne bir sinyal gönderilerek yumurtalıktan yeni yumurta çıkışı durdurulur. Zira ilkah olduğunda ve hâmilelik oluştuğunda, artık yeni yumurta çıkışına ihtiyaç yoktur.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'den bir sayfası Osmanlıca diğer sayfası Türkçe olarak hazırlanan ve bizlere tarih şuuru kazandırmak amacıyla yayınlanan yeni kitabı "Muhteşem Bir Mâzîden İhtişamlı İstikbâle" çıktı.
Lider Eğitim Derneği, "Parlayan Yıldızlar Lise Kampı" düzenliyor.
Toplumlar, kütüphanelerin tozlu raflarında kalmış olan kara kaplı felsefe kitaplarının üzerine abanmış bilgiçlerin fikirleriyle selâmete kavuşamaz. İnsanlığı hakîkî saâdet ve selâmete çıkaracak olan; Kur’ân-ı Kerîm ve onun canlı bir şerhi mâhiyetindeki Sünnet kültürüyle yoğrulup ilâhî hikmet ve hakîkatlerle kemâle ermiş müʼminlerin tebliğ, îkaz ve irşadlarıdır.
Dr. Şemseddin Kırış "’Sahih Dini Bilgi Üretimi’ Söyleminin Açmazları” üzerine yazdığı yazıda son zamanlarda “sahih dini bilgi üretimi” kavramsallaştırmasını değerlendiriyor. Kırış, “Sahih bilgi nedir? Dini bilgiye kalbimiz nasıl mutmain olur? Dini bilgi ve bilimsel bilgi arasındaki farklar nelerdir?” vb. sorulara açıklık getiriyor.