Bugün küresel güçler neden Suriye’de? Suriye meselesi, Türkiye için neden bu kadar önemli? Tarihin tozlu sayfalarında Rusya’nın 300 yıllık idealini nasıl gerçekleştirdiğine, her taşın altından kimlerin çıktığına, Suriye’deki 1300 yıllık Türk varlığının âkıbetine cevap ararken; bu konuların ışığında Suriye’yi bu denli önemli kılan neydi? Suriye bu hale nasıl geldi? sorularını “Suriye Dosyası” haberimizde sizler için araştırdık.
Küresel güçler, Suriye ve Irak’ın parçalanmasıyla sonuçlanacak harita için 3,5 milyon Müslümanı yerinden ederek, korkunç bir insansızlaştırma projesi uyguluyor. İsrail’in ‘Vadedilmiş Topraklar’ planı için çok büyük kıyımlara imza atıldı. Hakkari-Hatay hattının ‘öteki tarafı’ndaki kadim şehirler insansızlaştırıldı.
Türk Kızılayı'nca temin edilen 10 tır insani yardım malzemesi, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Suriye'ye gönderildi.
Sayıları 2 milyonu geçti, 200 bini Türkiye’de doğdu. Artık belli ki, bir kısmı hiç dönmeyecek. Onlar 4 yılı aşkın bir süredir “Türkiye'deki Suriyeliler” olarak bilindi. Bundan sonra “Türkiye'nin Suriyelileri” olacaklar. Peki sorunları ne, nasıl uyum sağlayacaklar?
PKK’nın Suriye kolu PYD, Rusya’nın desteğiyle ele geçirdiği Suriye'nin Türk kasabalarında ezân okunmasını ve namaz kılınmasını engelliyor.
Malatya’da yardım malzemesi olarak gönderilen bir montun cebinde bulduğu 22 bin lira değerindeki 6 adet altın bileziği sahibine teslim eden Suriyeli 38 yaşındaki Abbas Taha’nın bu davranışı Arap medyasında da ses getirdi.
İstanbul Şehir Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Yrd. Doç Dr. Talha Köse, Suriye'deki son gelişmelerin Türkiye'nin iç güvenliği açısından taşıdığı tehlikeleri değerlendirdi.
Her gün mahallelerine düşen yüzlerce bombaya rağmen şehirlerini terk etmemekte kararlı görünen Haleplilerle konuştuk: “Şehre düşman postalı girmeden Halep’ten çıkmayız. Burada doğduk, burada ölürüz. Bizi bomba değil mültecilik korkutur”
Esed güçlerinin Azez’e saldırması halinde bölgeden 100 binin üzerinde Suriyelinin Türkiye’ye akın etmesi bekleniyor.
Esed rejiminin uyguladığı ‘aç bırakarak öldürme’ stratejisinin yeni hedefi, kuşatma altındaki Humus kırsalı. Buradaki 50 bin Türk’e, ‘gidin yoksa ölürsünüz’ baskısı yapılıyor.