sünnet-i seniyye

Ubeydullah Ahrâr Hazretlerinin Faziletleri

Ubeydullah Ahrâr Hazretleri İslâm’ın emir ve yasaklarına son derece bağlı idi. Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Sünnet-i Seniyye’sine tâbî olmadan yüksek mertebelere ulaşmanın mümkün olmadığını ısrarla vurgulardı.

Maddi ve Mânevi İlimlerde Zirve

Câfer-i Sâdık Hazretleri’nin muhterem babası ve dedeleri, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in getirdiği ilmi almak için, ashâb-ı kirâmın peşinde koşmuş, onlardan Efendimiz’in emsalsiz örnek şahsiyetini, mübârek hayatını ve Sünnet-i Seniyye’lerini sorup öğrenmişlerdi. Bunu mûteber hadis kitaplarındaki rivâyetlerinden de anlamaktayız.

Miraç'ın İdraki Her Şeyi Değiştirir

Ümmet-i Muhammed miraç ile büyük ayrıcalıklar kazanmıştır. Miraç insan-ı kâmile ulaştıran merdivendir. Miraç, mümini sıradan ve mekanik ibadet rutininden çıkarıp, kurbiyet âlemine ulaştırır. Miraç'ın idraki her şeyi değiştirir. Çünkü insan varlığını aydınlatan şey, miraçtır.

Efendimiz’in Üsve-i Hasene Oluşu

“Güzel bir örnek, örnek bir karakter, örnek bir şahsiyet” anlamına gelen üsve i hasene Peygamber-sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimize hitap şekli olup, Ahzab Sûresinin 21. ayetinde geçiyor. “Andolsun (yemin olsun diyor) Rasûlullahʼta sizin için, Allâhʼa ve âhirete kavuşmayı umanlar ve Allâhʼı çok çok zikredenler için bir üsve-i hasene (örnek bir karakter, örnek bir şahsiyet) vardır.” (el-Ahzâb, 21)

Sünnete Bağlı Bir Allah Dostu

Hakk’a vuslat yolunda mesâfe alabilmek; ancak Kur’ân-ı Kerîm’in hükümlerine itaat etmeye, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in Sünnet-i Seniyye’sine riâyet etmeye ve Allah dostlarının örnek hâl, ahlâk ve davranışlarına büyük bir titizlikle tâbî olmaya bağlıdır. Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri de bütün Hak dostları gibi, Sünnet-i Seniyye’yi büyük bir şevk ile îfâya gayret ederdi. Ondan zerre kadar tâviz vermezdi.

Takvânın Anlâmı Nedir?

“…Sizin Allah katında en değerliniz, takvâ bakımından en üstün olanınızdır…” (el-Hucurât, 13) buyurmaktadır. Peki, takvâ nedir? Takvâ hangi mânâlara gelir?

En Hayırlı Eğitim

İnsanoğluna yapılabilecek hizmetlerin en kıymetlisi, onun ebedî saâdet ve selâmetini temin edecek olan hizmetlerdir. Bunların en yücesi olan îlâ-yı kelimetullâh,[1] mü’minlere emânet edilmiş azametli bir dâvâ ve kudsî bir vazifedir. Zira hidâyete muhtaç bir insanı, ilâhî hakîkatlerle tanıştırıp onun îmanla şereflenmesine vesîle olmak, Allah Rasûlü -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in nazarında, en kıymetli dünyâ metâlarına sahip olmaktan ve hattâ üzerine güneşin doğup battığı her şeyden daha hayırlıydı.

Evlerinize Peygamberimiz’le Dönmek İster Misiniz?

Bu hâtırayı okurken Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- senin evine gelecekmiş gibi düşün ve hazırlan! Evine geldiğinde senin evinde namaz kılıyormuş, sen de arkasında namaz kılıyormuşmuş gibi düşün ve o günkü namazlarını hep böyle kıl!..

Peygamber Emâneti

Gönlümüz, Kur’ânî hakîkatlere ve Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’in sünnet-i seniyyesine iştiyak ve muhabbetle dolup taşmalıdır. Zîrâ Kur’ân-ı Kerîm ve Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, bizleri sonsuz saâdet ve hidâyet yoluna dâvet hâlindedir. Kitap ve Sünnet’in, bize ancak muhâfaza edilerek ve yaşanarak sâhip olunabilecek bir Peygamber emâneti olduğu unutulmamalıdır.

Kur’an-ı Kerim’e Abdestsiz Dokunulur mu?

Gönül insanı için Kur’ân-ı Kerîm, tefekkür dünyasının derinliklerine açılan ihtişamlı bir kapıdır. Bu sebeple Hak dostları da Kur’ân’ın her kelimesinden, hattâ her harfinden değişik sır tecellîlerine mazhar olmuşlardır. Onlar, bütün ilimler ve te’lif etmiş oldukları eserlerin, Kur’ân nûrundan bir tecellî olduğunu ifâde etmişlerdir.