Osman Nûri Topbaş Hocaefendi kurbanın mâhiyetinden ve kulluk görevlerimizden bahsediyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, ahiret hayatından ve müslümanın esas endişe duyması gerektiği günahlarından bahsediyor...
Muhterem Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, infâkın zekâttan farkını ve sadece zekât vermenin kâfi olup olmadığını anlatıyor.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, oruç ve takvâ ile ilgili ayet-i kerimeyi açıklıyor...
Yrd. Doç. Dr. Adem Ergül, "Hiç konuşmadan anlatılan ateş dersi" kıssasını anlatıyor.
Âcizlik Müslümana yakışmaz. İman heyecanı ile dolu bir gönül, zamanla etrafına sirayet eder. Esasen her insana potansiyel “insan-ı kâmil” nazarıyla yaklaşılır ise bu niyet bile, nicelerinin öz benliğini dönüştürmeye vesile olur.
Meşrû, helal kazancıyla servet sahibi olan mü’min, Hak katında makbûl bir kuldur. Böyle kullar dâimâ; “Mülk Allâh’ındır, hepsi Rabbimiz’e âittir, bizler ancak birer emânetçiyiz.” idrâki içinde olup, sahip oldukları her şeyden Allah yolunda infâk ederler.
İkram ve ihsanla gönül kapılarına dokunmak, çoğu zaman o kapıların açılmasını sağlar. Ancak burada niyet çok önemlidir. İnsanı köleleştirme adına ve onu kendine kul ve köle yapma maksadını güden ikram ve ihsanlar, avcının ağına, celladın ipine benzer. Bunu yapana muhsin ve mükrim değil, belki zâlim ve cellat demelidir.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin, Yüzakı, Akmescid hafızlık merasiminde yapmış olduğu sohbeti istifadenize sunuyoruz.
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Kur'ân-ı Kerim ve üç aylardan bahsediyor...