Kur’ân-ı Kerîm, kelimeli bir cihan; kâinat ise kelimesiz bir Kur’ân’dır. Bundan dolayı Kur’ân-ı Kerîm, kalbi olanlar için derin bir tefekkür ufkudur. Yerin-göğün lisanıdır. Ruhlara bereket ve rûhâniyet hazinesidir. İnsana ithaf edilen bir beyan mûcizesidir. Hakk’ın kullarına armağanıdır.
Nakşibendî yolunun büyükleri tarih boyunca topluma ve insanlara faydalı olmak için çalışmışlar, “halvet der encümen” yani halk içinde iken Hak Teâlâ ile beraber olabilme şuuruyla hareket etmişlerdir. Bu sayede tasavvufun pasif bir hayat tarzı olmadığını, hayatın her sahasında cemiyete faydalı olmanın tasavvufun özü ve temel prensibi olduğunu bizzat yaşayarak ve örnek olarak göstermişlerdir.
Tarihte bağımsızlık mücadelesinin en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan Dağıstan'ın stratejik önemi birçok ülkenin ilgisini çekiyor. Çoğunluğu Müslüman, 20'den fazla etnik unsurun barış içinde yaşadığı bir ülke...
"Sonunu düşünen kahraman olamaz" sözünün kime ait olduğunu biliyor musunuz?
Tarık Mümtaz Göztepe'nin "Dağıstan Aslanı İmam Şamil" kitabı Sebil Yayınları'ndan çıktı.