sevdiklerimiz

Sevgide Ölçümüz Ne Olmalı?

Kimi seviyoruz, niçin seviyoruz, ne kadar seviyoruz ve nereye kadar seviyoruz? Bütün sevdiklerimize, bu ölçüyle bakarsak ve bu sevginin ziyadeleştiği dönemlerde, tekrar itidale dönersek; hep kârlı oluruz. Aksi hâlde hem kendimize, hem de sevdiğimize maddî-mânevî zarar vermiş oluruz.

Dünyada Kazanırken Kaybetme!

Dünya, âhirete kıyasla “gündüzün bir saatten de az bir vaktinde bir ağaç gölgesinde gölgelenmek” kadar kısa… Lâkin bu kısa anlar topluluğu, ebedî hayatımızın nasıl olacağının belirleyicisi… Âhiret için azık elde etmeye geldiğimiz bu dünya, ne mal biriktirmek, ne varlıklarla öğünmek için bulunduğumuz bir yer…

Sevdiklerimizin Yüzüne Bakmaya Vaktimiz Yok!

Değişimine ayak uydurmak için soluk soluğa kaldığımız çağımızda; gözlerimiz ekranlara yapıştı âdeta... Tv, bilgisayar, cep telefonu, tablet vs. sırayla resmi geçit yapıyor, biz de mecbûrî seyirci… Online oyunlar, whatsapp, instagram, twitler, paylaşımlar, mailler derken, sevdiklerimizin yüzüne, gözlerinin içine bakmaya ne vaktimiz, ne de gözümüzde fer kalıyor!

Cennette Beraber Olabilecek Miyiz?

Rasûlullah bu kadar içimizdeyken, bize bunalmak, hüzünlenmek düşer mi? Bizim hüznümüz de, korkumuz da “Cennette beraber olabilecek miyiz?” korkusu olsun; aynı Sevbân’ın derdi gibi olsun derdimiz... Üzüleceksek, ağlayacaksak, O’nsuz geçen vakitlerimize ağlayalım…