“Allah’a nasıl bir teslimiyet gerekir?” sorusunun en güzel cevabı, İbrahim (aleyhisselâm)’in teslimiyet tablolarıdır. Canıyla, malıyla, evladıyla ve ailesiyle imtihan olmuş ve hepsinden de başarılı bir şekilde geçmiştir.
Dünya, âhirete kıyasla “gündüzün bir saatten de az bir vaktinde bir ağaç gölgesinde gölgelenmek” kadar kısa… Lâkin bu kısa anlar topluluğu, ebedî hayatımızın nasıl olacağının belirleyicisi… Âhiret için azık elde etmeye geldiğimiz bu dünya, ne mal biriktirmek, ne varlıklarla öğünmek için bulunduğumuz bir yer…
Meşhûr bir atasözünde “Meyve veren ağaç taşlanır.” denilir. Yani bilgili, hünerli ve iyi kimseler kıskanılır, eleştirilir ve işlerini yapmaları zorlaştırılır. Mevlânâ Hazretleri Mesnevî'sinde bu konuya değinir ve konuyla ilgili güzel örnekler verir.
Ramazân-ı Şerîf bizler için Hakk’a yakınlık ve dostluğun müstesnâ vesîle ve fırsatları üzerinde yoğunlaşma mevsimidir. Hayırlarda acele etmek kadar, mânevî kazanç fırsatlarını kaçırmama hususunda da uyanık ve basîretli hareket etmek îcâb eder.
Zor dönemlerden geçiyoruz. Asırlar öncesinden anlatılan, şerlerinden emin olmak için duâlar yapılan, sağlam kulplara sarılıp evlerimize çekilmemiz tavsiye edilen “şedîd” zamanlardayız…