Akıl ve irâde; kadere, yani murâd-ı ilâhî’ye tam bir teslimiyete girmedikçe, hiçbir hayırlı netice gerçekleşmez. Kader ise mutlak mânâsıyla meçhûldür.
Mü’mini menfaatperestlikten kurtararak diğergamlığa sevk eden şefkat ve merhamet duyguları, îmânın ne güzel bir tezâhürüdür. İslâm’ı, îman nîmetinden mahrum gönüllere tebliğ edebilmek de ne saâdettir.