Sayı: 358

Tasavvuf'un Amacı Nedir?

İlâhî sır ve hikmetlerden nasîb alabilmek, nefsânî arzulardan sıyrılıp “hiçlik” hâline varabildikten sonra başlar. Bunun içindir ki tasavvufun gâyesi de; ilâhî kudret, azamet ve saltanat karşısında, kulun kendi âcizliğini idrâk ederek Rabbine tam bir teslîmiyetle itaat etmesidir.

Allah İle Beraberliğe Engel Olan Perde

İnsan, içindeki hisleri herkesten gizleyebilir, fakat Allah Teâlâʼdan gizleyemez. Bütün duygularımız Cenâb-ı Hakkʼın mâlumudur. Zira âyet-i kerîmelerde buyrulduğu üzere; Cenâb-ı Hak kişiyle kalbi arasına girer (el-Enfâl, 24), insana şah damarından daha yakındır. (Kāf, 16)

Sırat Köprüsünü Nasıl Geçeceğiz?

Ebedî âleme intikâl eden her insan, saâdetini de felâketini de bu dünyadan kendisi götürecek. Dünya tarlasında ektiğini, mahşer meydanında biçecek.

Peygamber Efendimiz'e Nasıl Yardımcı Oluruz?

Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri buyurur: “Sakın ebedî saâdeti dünyaya değişme! Dikkatle bakarsan görürsün ki, bütün dünya, ancak bir-iki nefesten ibârettir. Dünyada kaldığın müddetçe şahlık sırası hep sende olsa, yine de başlangıcın baş ağrısı, âkıbetin de pişmanlıktır.”[1]

İnsanlarla İyi Geçinmenin Yolu

Kur’ân-ı Kerîm’de dikkat çekici bir emir var: “Kullarıma söyle; sözün en güzelini söylesinler.”1 buyruluyor ki bu emir, hiçbir kayıtla mukayyet değildir. Yani “Sözün en güzeli; nerede, ne zaman, kime?” sorularının cevabı, “Her zaman, her yerde, herkese” demektir.