Sami Efendi Hazretleri, Resûlullah’ın (s.a.v.) yolundan adım adım gitme gayreti içerisinde olmuş en güzel şahsiyet önderlerinden biridir. Zor bir dönemde yaşamıştır. Ancak ilkelerinden şahsiyetinden İslami hassasiyetinden zerre kadar taviz vermemiştir.
Allah dostları, sevenlerini her konuda irşad ederler. Evlenecek, okuyacak, askere gidecek evlatlarıyla ayrı ayrı ilgilenirler. Hepsinin durumuna göre maddi, mânevi destek vermeye gayret ederler. Onlara dualar eder, önemli tavsiyelerde bulunurlar. Bu anlamda Sami Efendi Hazretlerinin askere gidecek iki gence verdiği nasihatleri sizlerle paylaşıyoruz.
Osman Nuri Topbaş Hocaefendi Mahmud Sami Ramazanoğlu ve Musa Topbaş Efendilerin kurbanlarını nasıl kestiklerini anlatıyor... [Video 43 sn.]
Kemaleddin Altıntaş Hocaefendi ile Altınoluk Dergisinde yapılan röportajın ikinci bölümünü sizlerle paylaşıyoruz. Kemaleddin Hocaefendi manevi eğitim yolculuğunu anlatıyor.
Îman, bir ışık kaynağına benzer. Nefsânî ve şeytânî rüzgârlar, bu ışığı söndürmek için ömür boyu her fırsatta esip dururlar. İşte ibadetler, bu menfî rüzgârlara karşı, îman ışığını koruyan bir fânus gibidir.
Allah dostlarının bütün gayreti, insanoğlunun huzur ve mutluluğu içindir. İnsanın rûhen yükselmesi ve Rabbine yakınlığını sağlamasını temindir. Onlar, bu gayeye mâtuf olarak sevenlerine rehberlik ederler. İnsanın kalben eğitilmesi ve kemâle ermesi için çalışırlar. Sevdiklerine özel tavsiyeler ve mânevî reçeteler sunarlar. Her gün belli vakitlerde yapmaları için zikir ve dua verirler. Bunun mânevî, kalbî eğitim olduğunun bilinmesini isterler. İşin ciddi tutulmasını, disiplinli bir şekilde, titizlikle yerine getirilmesini arzu ederler.
Mârifetullaha ermiş zatların her hareketinde derin, zarif ibret dersleri vardır. Onların hayatı Allah ile yüzyüze yaşamak gibidir.
Peygamber Efendimiz: “Emriniz altındakilere Yusuf sûresini öğretiniz. Çünkü herhangi bir Müslüman onu yazıp ehline ve kendi kölesine öğretirse, Allah Teâlâ onun sekerât-ı mevtini kolaylaştırır, hiçbir Müslüman’a haset etmemeye güç verir.” buyuruyor.
Ömer Faruk Karabucak Efendi, azimetle amel eden bir dervişti. Anlattıklarıyla yola nasıl bir bağlılıkla bağlandığını ve aynı zamanda nasıl bir gayret sahibi olduğunu göreceksiniz. Prensiplerinden taviz vermezdi. Hasbiydi, aksiyonerdi. Görüştüğümüzde 80’lerini devirmişti ama bir genç gibi heyecanlıydı... Faruk Efendi ile vefat etmeden önce yapılan uzun söyleşiden bazı bölümleri sizler için alıntılıyoruz.
Altınoluk Dergisi 29. yılının son sayısında [Şubat 2015] “Derya Gönüllü Olma”yı ana dosya konusu olarak ele alıyor.