Bütün ibadetler, Allâh’ı uyanık bir kalple zikredebilme ölçüsünde kıymet kazanır. Allah’tan gâfil bir kalple yapılan ibadetler ise zikrin feyzinden noksandır, huşû şartına riâyet edilmemiş demektir.
Ebû’l-Hasan Harakānî Hazretleri buyurur: “İki kişinin dinde çıkardığı fitneyi, şeytan bile çıkaramaz: Dünya hırsına sahip âlim, İlimden mahrum ham sofu!” [1]