Altınoluk Dergisi, 359 sayısında [Ocak 2016] "sosyal medya"yı kapak konusu yapıyor. "Sosyal medyada biz neyiz? Sosyal medya hayır mı şer mi? Sosyal medyayı nasıl doğru kullanabiliriz?" soruları üzerinden irdelenen konu sosyal medyanın da meşru sınırlar içinde kullanılabileceğini söylemekle birlikte bugün bunun ne kadar mümkün olabildiğini de sorguluyor. 7'den 70'e herkesin cep telefonu ile iletişim dünyasına girmesi, aradaki kontrol mekanizmalarının ortadan kalkmış olması birçok imkanı "hayır"da da "şer"de de kullanabileceğimizi bir kez daha bizlere gösteriyor. Altınoluk bu ay artık hepimizin güncel bir sorunu "sosyal medya" konusu ile okuyucularıyla buluşuyor.
Bazı evliler ellerinden geldiği kadar karılarına her şeyi alırlar, mukabilinde sevgi ve minnettarlık beklerler. Halbuki karılarının sevgisi o alınan eşyalara kayar, yani alanı göremez hale gelirler, ihtirasları artar, teşekkür edecekleri halde daha fazlasını isterler...
Altınoluk Dergisi'nin Ağustos sayısında Merhum Sâdık Dânâ -kuddise sirruh-'un duâ hakkında kaleme aldığı makale yayımlandı.
Merhum Mûsa Topbaş Efendi’nin “Sâdık Dânâ” müstear ismiyle yazmış olduğu yazılar, Altınoluk Dergisi’nde her ay neşredilirdi. Bir sohbet kıvamında yazılmış bu yazılar, daha sonra “Altınoluk Sohbetleri” başlığı altında altı ayrı kitap olarak neşredildi.
Oruç, Allah tealâ ve tekaddes hazretlerinin, kulları üzerine (Ramazan orucu) farz kıldığı mühim bir emridir.
Kaygan bir zeminde yaşadığımız şu günlerde tetikte durup, teyakkuz halinde yaşamak için savunma silahlarını kuşanmak, temiz kalmaya çalışmak, kirlenmeme hassasiyeti taşımak gerekiyor. Altınoluk Dergisi Mayıs [2015-351.] sayısında "Kirlenmeme Hassasiyeti"ni kapağına taşıyor.
Merhum Sâdık Dânâ Hazretleri'nin -kuddise sirruh- Altınoluk Dergisi'nin Mart sayısında kaleme almış olduğu bir makalesi yayımlandı. Marifetullah ilmi ve sevginin nişanlarına değiniyor Sâdık Dânâ Hazretleri.
Malı, Allah Teâlâ’nın uygun görmediği, yasakladığı yerlere dağıtmaya harcamaya (israf) denir. İslam dinine göre “israf” haramdır. Kalbin hastalığıdır. Yani manevî bir hastalıktır. Dinimiz hasisliği, cimriliği kötülediği gibi birçok ayeti kerime ve hadis-i şerife ile de israfı kötülemiştir. Kur’ân’i ve kalbi bir pencereden yaklaşık 20 yıl önce Sadık Dana (k.s.) tarafından kaleme alınan bu makalede Türkiye’nin israfla imtihanı özetleniyor. Bugün israfla olan imtihanımız dünden daha çetin geçiyor elbette. Bugünü anlamak için düne bir bakalım isterseniz...
İnci dânesi gibi kıymetli bir kitap... Bir Sâdık dostun gönlüne düşmüş ki; 0 Arifler Sultanı'nın hayâtından ibret damlalarını kaleme almalı. Onun yaşayış tarzından, hayat anlayışından gönüllere izler düşmeli.