Emânet ve sadâkat vasıfları olmadan, toplumun huzuru, dînin ve dünyanın ıslâhı düşünülemez.
Samimiyet, imkânsızlıklar içinde imkânların doğmasına vesiledir. Aşağıdaki hadiste verilmek istenen mesaj da budur.
Ebû Bekir -radıyallâhu anh-, gönlünü, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in kalp âlemini yansıtan berrak bir ayna hâline getirmişti. Bu itibarla o, Peygamber Efendimiz’de fânî olmanın en müşahhas numûnesi oldu. Bu fânî oluş sâyesinde de, Fahr-i Kâinât Efendimiz’e âit her şey, onun kalbinde çok derin bir mânâ kazandı.
Kâmil bir mü’min, gönül insanıdır. Merhamet, şefkat ve diğergâmlık, onun gönül dokusunun en belirgin vasfıdır. Kulu kalben Rabbine yakınlaştıran ilâhî bir cevher olan bu vasıf, aynı zamanda îmânın da bu âlemdeki en büyük şâhidi ve delîlidir. Nitekim insan rûhunun ulaşabileceği olgunluk semâsına çıkışın yegâne yolu, merhamet ve şefkat basamaklarından geçmektedir.
Müslümanın başta gelen vasıfları nelerdir?
Hazret-i Ebû Bekir'in îmandaki sadâkat ve teslîmiyeti, ağır bir imtihan ile test edilmişti. İşte o imtihan ve Hz. Ebubekir'in buna verdiği karşılık.
Türkiye genelinde camilerde okunan cuma hutbesinde, ailenin ve evliliğin önemine işaret edilerek, televizyonda yayınlanan bazı izdivaç programlarının aile mahremiyetini çiğnediği ve büyük tahriplere yol açtığı belirtildi.
Erkam Radyo Yayın Danışmanı Ahmet Taşgetiren Bey'in Osman Nûri Topbaş Hocaefendi ile Tasavvuf ve İslami Temel Meseleler üzerine yapmış olduğu Mülâkatın tümünü aşağıdan seyredebilir veya dinleyebilirsiniz...
Osman Nûri Topbaş Hocaefendi, Erkam Radyo'da 07 Kasım 2016 Pazartesi gününden itibaren bir hafta boyunca devam eden programda Ahmet Taşgetiren Bey'in tasavvuf ve islam dünyası hakkında sorularını cevapladı. 7 bölümden oluşan bu programı aşağıdan dinleyebilirsiniz.
Söz mukaddestir. Biizler bir çift sözle müslümanlığımızı te’yid ettik, safımız belli oldu. Öyleyse ağzımızdan çıkan her söz, akıbetimizi belirleyen bir âmildir.