Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kendisini diğer insanlardan ayırmaz, onların su içtiği yerden su içerdi.
Hizmet rûhunun muazzam misâllerinden biri Vehb bin Kebşe'nin (radıyallâhu anh) hayat hikâyesinden muhteşem tablolar...
Resulullahta marifetullah nasıldı? İşte Peygamber Efendimiz'de (s.a.v.) marifetullah anlayışı...
Bizim, çok sevdiğimiz, şefâatini dilediğimiz, dünyada Ravza’sına, ukbâda Havz-ı Kevser’ine hasret duyduğumuz Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- ile; ibâdet, muâmelât ve ahlâk bahsinde müşterekliğimiz acaba ne kadar?
Ol Seyyidü’l-kevneyn Muhammed Mustafâ’ya salevât!.. Ol Rasûlü’s-sekaleyn Muhammed Mustafâ’ya salevât!.. Ol İmâmu’l-Harameyn Muhammed Mustafâ’ya salevât!.. Ol Ceddü’l-Haseneyn Muhammed Mustafâ’ya salevât!.. اَللّٰهُمَّ صَلِّ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَ عَلٰى اٰلِه۪ وَ صَحْبِه۪ وَ بَارِكْ وَ سَلِّمْ
Kur’ân-ı Kerîm’in indiği toplum, edebiyâtın zirvesinde idi. Panayırlarda herkesin huzûrunda belâğat ve fesâhat müsâbakaları yapılırdı. Toplum yediden yetmişe güzel söz ve şiirle meşgul olurdu. Buna rağmen bütün edebiyat ustaları, Kur’ân-ı Kerîm’in belâğat, fesâhat ve hârikulâde nazmı karşısında çaresizlikten kıvranmış, sükûtun derinliklerine gömülmek zorunda kalmıştır.
Kelime-i Tevhîd veya diğer bir tâbirle Kelime-i Şehâdet, bir kişinin, Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığını ve Hazret-i Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem-’in O’nun kulu ve Rasûlü olduğunu kabul ve îlan ettiği söze verilen isimdir. Şöyle telâffuz edilir: أَشْهَدُ أَنْ لَآ إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ “Şâhitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur ve yine şâhitlik ederim ki Muhammed -sallâllahu aleyhi ve sellem- O’nun kulu ve Rasûlü’dür.”
İslâm, müslümanlara hesap gününü düşünerek yaşamayı ve kimsenin hakkına tecâvüz etmemeyi öğretir. Rasûlullah -sallâllahu aleyhi ve sellem- kâmil bir mü’mini şu veciz ifadelerle târif etmiştir: “Müslüman, dilinden ve elinden müslümanların zarar görmediği kimsedir...” (Buhârî, Îmân, 4-5)
Muhterem Osman Nuri Topbaş Hocaefendi'nin kaleme aldığı iki yeni kitap "Kutlu Doğum"a özel basıldı.
Yerde ve gökte ne varsa Cenâb-ı Hak insana emanet etti. Bütün mahlûkat, insana emanet. Hepsi Allâhʼın emaneti ve ilâhî mesʼûliyet… O hâlde kula düşen, Hâlıkʼın şefkat ve merhamet nazarıyla mahlûkâta bakabilmek…