Sabır, imanını koruması için müslümanın en büyük sığınağı ve silahıdır. Aşağıdaki hadiste, sabrın en çâresiz ortamlarda bile gerekli ve sonucunun gerçekten fevkalâde büyük ve memnuniyet verici olduğuna dikkat çekilmektedir.
Müslüman cennet yolcusudur. Yani onun en son hedefi cennette ebedi mutluluğu yakalamaktır. İşte aşağıdaki hadisimiz bu mutlu sona ulaşabilmek için yapılması gerekenleri saymaktadır.
Ebû Ümâme, künyesiyle meşhur bir sahâbîdir.
Unutarak bir şey yemek veya içmek, oruç tutanların en çok karşılaştıkları hadisedir. Oruçlunun unutarak bir şey yiyip içmesi orucunu bozar mı? Oruçlu kimse unutarak bir şey yiyip içmeyi tekrar ederse ne olur? Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) bu konuyu açıklıyor.
Her farklı durumu ve her yeni başlangıcı, dua ve kulluk vesilesi olarak değerlendiren Sevgili Peygamberimiz, hilâli gördüğü zaman, Cenâb-ı Hak'tan onunla başlayan yeni zaman kesitini, her türlü korku ve sıkıntılardan emniyet ve iman üzere devam zamanı kılmasını, bu günlerin huzur, selâmet ve İslâm günleri olmasını dilemektedir.
İftar etmekte yani oruç açmakta acele etmek, sahur yemeğini geciktirmek gibi, Peygamber Efendimiz'in hem sözlü tavsiyeleri hem de fiilleriyle ortaya koyduğu sünnetidir. Oruç açmakta acele etmenin faziletini anlatan dört hadisi sizlerle paylaşıyoruz.
Hadislerde Ramazan'la beraber gelen ve diğer gün ve aylardan farklı olan imkân, bereket, rahmet ve mağfiret vardır. Ramazan ayına ait olan bu ayrıcalıkları yaşayabilmek için, bu ayın girdiğinin nasıl anlaşılacağı herhalde bütün mü'min gönül ve kafaları haklı olarak meşgul edecektir. Çünkü bu büyük fırsatın kaçırılmaması gerekir.
Allah yolunda yani Allah rızâsı için bir gün oruç tutan kimsenin yetmiş yıl cehennem azabından uzak tutulması, o kişinin cehennemde yakılmaması anlamındadır.
Ramazan orucunun günlük hayatımıza kazandırdığı önemli güzelliklerden biri de sahura kalkmaktır. Bu kalkıştan maksat, "bir yudum su ile de olsa" sahur yapmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), sahur yemeğinin "mübarek bir yemek" olduğunu ifade eder ve sahura kalkılmasını tavsiye buyurur.
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Cennette reyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. "Oruçlular nerede?" diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez."