Ev halkının ihtiyaçları için yapılan harcama, en değerli harcamadır. Aynı şekilde Allah yolunda maddî yardımda bulunmak da değerli birer ibadettir.
Cami ve mescidlere ibadet, zikir ve ilim için devam etmek başlı başına bir iyilik ve hayırdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Sabah veya akşam camiye giden kimseye, Allah cennette ikram hazırlar" buyuruyor.
Kendisi için arzu ettiğini mü’min kardeşi için de istemeyen kimse gerçek mü’min olamaz. Sevgi, imanın ve Allah’a gerçek anlamda kul olmanın temelidir.
Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh’ şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem örtünme çağına girmiş bir genç kızdan daha utangaçtı. Hoşlanmadığı bir şey gördüğünde bunu yüzüne bakınca anlardık. [1]
Peygamber Efendimiz cehennemlik olanların en önemli özelliklerini katı kalblilik, kabalık, cimrilik ve kurularak yürümek diye belirtmiştir.
İslam'da sağ tarafa selam vermek, sağ tarafı kullanarak yemek, içmek ve giyinmek sünnettir. Mübarek, şerefli ve temiz işleri yaparken sağdan başlamak müstehaptır.
İyiliği emir ve kötülükten nehyettiği halde sözü ile işi birbirine aykırı olan kişinin acıklı sonu
İnsanları sapıklığa çağırıp onların hidayet yolundan çıkmasına sebeb olanlar, onlar bu sapıklık içinde kalıp günah işledikçe onların günahından pay alırlar. Aynı şekilde insanları hayra ve iyiliğe teşvik edenler, şerden ve kötülükten sakındıranlar, iyilik yapanlar ve iyi bir çığır açanlar da kıyamete kadar sevap yazılanlardan olur.
İslâm’ın âdil halifesi Hz. Ömer’in devlet malını dağıtırken ne kadar titiz davrandığı gösteren örnek vak'a.
Nâfi’, Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’ın âzatlı kölesidir. O devirde kölelerin ilim öğrenmesine hiçbir engel bulunmadığı için Nâfi’ iyi bir muhaddis, büyük bir fakih yâni İslâm hukukçusu olmuş ve Medine’nin ileri gelen âlimleri arasında yer almıştır.