Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz nasıl bir gençlik yaşadı?
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Türkiye'de bugün tüm camilerde okunan cuma hutbesinin konusunu "Mevld-i Nebi" oldu. Hutbede, Mevlid-i Nebi Haftası’nda “Peygamberimiz ve Gençlik” konusunun işleneceğini duyurusu yapılarak gençleri anlama ve onları geleceğe hazırlama konusunda Peygamberimiz'in (s.a.v.) bizler için eşsiz bir örnek olduğu; O'nun gençlere güvendiği, sorumluluk verdiği, onların fikirlerini dinlediği, hatalarını incitmeden düzelttiği vurgulandı.
Allâh Teâlâ, Resûlullâh’ı Peygamberlikle şereflendireceği için, onu Câhiliye döneminin bütün kötülüklerinden muhâfaza etmiştir.
Allâh Teâlâ âlemlere rahmet olarak göndereceği Habîbini, insanlık takviminin ilk yaprağından itibâren, en asîl ve en temiz soylardan süzerek varlık âlemine getirmiştir. Bu müstesnâ nesebi, diğerlerinden pek çok cihetle üstün kılarak Habîbinin bütün ecdâdını kendi zamanlarının hürmete şâyân şahsiyetleri kılmıştır.
Hazret-i Muhammed (s.a.v.) mîlâdî 571 yılının 20 Nisan’ına tesadüf eden 12 Rabîulevvel Pazartesi sabahı, Güneş doğmadan az evvel Mekke-i Mükerreme’de dünyamızı şereflendirdi. O’nun mübârek soyu Hazret-i İsmâil’in oğlu Kayzar sülâlesinin en şereflisi olan Adnân’a kadar uzanır.[1] Resûlullah, Kureyş kabilesi içinde, hem baba hem de anne yönünden en temiz ve en şerefli bir âileye mensuptur.