Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in örnekliği, onun peygamber misyonuyla doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla onun örnek alınacağı alan da, bu misyonla ilgili olan tüm eylem ve tavırlardır. Biz Müslümanlara düşen de sevgili peygamberimizi tanımak, anlamak ve ona tabi olmaktır.
Hakîkat-i Muhammediyye’den nasip alabilmek için dikkat edilecek hususlar...
Allah’ın beşeriyete rahmet eseri olarak gönderdiği peygamberler, insanlar tarafından şu üç tavırla karşılanmışlardır: İnkâr, nifak ve îman. Bu üç tavrın her birinin kendi içinde de farklı seviyeleri ve tezâhürleri elbette olmuştur. Biz bu yazıda özellikle müminlerin Resûlullâha karşı nasıl bir duruş sergilemeleri gerektiğini Rabbimizin mesajları çerçevesinde maddeler halinde sunmaya çalışacağız.
Peygamber efendimiz, kötülük gördüğü kişilere karşı bile iyilik yaparak gönüllerini yumuşatır. İyilik gördüğü kişileri de ihmal etmez, iyiliklerine karşı ise mutlaka en güzel şekilde mukabele ederdi.
Cenab-ı Hak bir hadis-i kutsisinde “Levlâke levlak lema halaktül eflak: Sen olmasaydın kâinatı yaratmazdım[1]” buyurmaktadır. Alemlerin sahibinin bu lütuf ve tevccühüne, hitabına mazhar olan kişi şüphesiz ki Efendimiz Hz. Muhammed’dir –sav-. Cenab-ı Hak yüce kitabında “Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik.[2]” buyuruyor.