peygamber efendimiz

Zikrin Hakikati ve Kemali

Bütün ibadetler, Allâh’ı uyanık bir kalple zikredebilme ölçüsünde kıymet kazanır. Allah’tan gâfil bir kalple yapılan ibadetler ise zikrin feyzinden noksandır, huşû şartına riâyet edilmemiş demektir.

Kur'an-ı Kerim'de İnfak Kelimesi 200 Yerde Geçiyor!

Her ibâdetin gönle kazandırdığı apayrı güzellikler, fazîletler ve mânevî kazançlar vardır. İnsanoğlunun ham vasıftan kurtulup olgun bir mü’min olmasında bu mânevî kazançların ehemmiyeti pek büyüktür.

Örtünmek Kadınlık Şahsiyetini Korumaktır

Tesettür konusunda bütün dünyada büyük bir savrulma, yozlaşma ve değer kaybı yaşanıyor. Tesettür hassâsiyeti konusunda neler yapılabileceği hakkında sorulan bir soruya Osman Nûri Topbaş Hocaefendi'nin verdiği cevap...

Evlatlarımız Kimlerin Elinde?

Günümüzde, sefâletini saâdet zannederek, selde sürüklenen kütükler misâli, zamanın girdabına kendini kaptırmış giden insanın elinden tutmayı; bize emanet edilen toplumu o anafordan kurtarmayı; onlara ebedî ve gerçek saâdetin ne olduğunu anlatmayı; îman ve vicdan borcu bilmeliyiz. 

Çocuklarımızı Ahirete Hazırlamalıyız

Evlâdının ve neslinin âkıbet endişesini duyan bir mü’min, geçici bir metâdan ibaret ve husûsen inişli-çıkışlı imtihan şartlarına sahip olan bu hayattan ziyade; evlâtlarının nihâî âkıbetlerini, yani âhiretlerini düşünür. Onun için, çırpınır.

Kimin Şefaat Edeceğini Ancak Allah Bilir

Bâzı kimselerin, mensub oldukları mânevî yola muhabbette haddi aşarak; “kendi yolunun en günahkârının bile, kırk kişiye şefaat edeceği, âhirette kendi mürşidinin eteğine tutunanların doğrudan Cennet’e gidecekleri” şeklinde, şer’î esaslarla aslâ te’lif edilemeyecek tarzda, asılsız, mesnedsiz, hezeyana dönüşmüş heyecan taşkınlıklarına da rastlanmaktadır.

Rabıta'da Âdâba Riayet Etmek

Râbıtanın lügat mânâsı, bağ ve alâkadır. Bu yönüyle esâsen kâinatta râbıtasız hiçbir varlık yoktur. Her şey birbiriyle irtibat hâlindedir. Tasavvufta ise râbıta, sevilen kimseye karşı muhabbeti canlı tutmaktır. Muhabbetten kaynaklanan bağlılık, yakınlık ve alâkayı muhâfaza etmektir. 

Her Kötülüğe İyilikle mi Karşılık Verilir?

İyilik yapanlara iyilik, fenâlık yapanlara da fenâlık yapmak meziyet değildir. Asıl meziyet, kötülük yapanlara da iyilik yapabilmektir. Zira iyilik yapılan kimse düşmansa dost olur; ortadaysa yakınlaşır; yakındaysa muhabbet ve samimiyeti ziyâdeleşir. Kötülüğüne iyilikle mukâbele edilen kimse için bu iyilik, bir daha o kötülüğe dönmemesi için bir perde olur.  İşte Efendimiz'in hayaından misalller...

Müslüman Bir İş Adamı Nasıl Olmalı?

Bizler fakir-fukarâya acırız. Aslında en çok acınacak olanlar, işçisine zulmeden patronlar. Zira bugün çalışma hayatında yaşanan problemlerin büyük bir bölümü, işçi haklarına ehemmiyet göstermeyen patronların adaletsiz tutumlarından kaynaklanıyor.