Osmanlı’nın iyice gelişip güçlenmesinden tedirgin olmaya başlayan bütün hristiyanlık âlemi Haçlı ordusu hazırlayarak Osmanlı topraklarına girdi ve Niğbolu'da iki ordu karşı karşıya geldi. Yıldırım Bâyezîd Han'ın cesaretle yoğrulan zaferi ve yaşanan diğer gelişmeler...
Meşhur Kanije müdafaasını zaferle neticelendiren Tiryaki Hasan Paşa'nın, Sultan 3. Mehmed'in takdiri karşısında gösterdiği mütevazılık, tam bir ibret tablosu...
Meşhur Kanije Müdafaasında esir düşen Haçlı askerlerinin "Bizi asıl korkutan yeşil sarıklı askerlerdi" demeleri, halis bir niyetle yapılan gazada, Allah'ın manevi ordularının nasıl yardıma geldiğini gösteriyor.
Abdülhamit Han'ın 4. kuşaktan torunu Nurhan Osmanoğlu ile koku eksiperi ve sosyolog Bihter Türkan Ergül'ün yaptığı arşiv araştırmalarında, Osmanlı padişahları hakkında ilginç bilgiler gün yüzüne çıktı.
Murad Hüdavendigâr, büyük bir ahlâkî, irâdî ve idârî güce sahipti. Yaptıkları, dâhiyâne idi. Şer’î kânunları büyük bir titizlikle tatbik eder, geliştirip güçlendirirdi. Ânî karar vermedeki mâhirâne hasleti, kendisine çok zaferler kazandırmıştır.
Günümüz modern ordularına bile ilham kaynağı olan Osmanlı askerî teşkilatlanma yapısı, Osmanlı'yı beylikten cihan devleti olmaya taşıyan en önemli unsurlardan biriydi.
Haçlıların Korkulu Rüyâsı, Niğbolu Fâtihi, İklîm-i Rûm Pâdişâhı Yıldırım Bâyezîd Han (1360-1403) dördüncü Osmanlı pâdişâhıdır. Girdiği harplerde gösterdiği cesâret ve askerî manevra kâbiliyetinin son derece sür’atli olması dolayısıyla kendisine askerlerce «yıldırım» lâkabı verilmiştir. İşte onun cenglerle geçen iman dolu hayatı...
Murad Hüdâvendigâr, yirmi dokuz sene süren hükümdarlığı müddetince zaferden zafere koştu. Mağlûbiyet yüzü görmedi. Babasından devraldığı küçük bir beyliği, kısa zamanda yüce bir devlet hâline getirdi. İşte iz bırakan Osmanlı sultanının hayat hikayesi.
Tarihteki meşhur Kanije müdâfaası nasıl gerçekleşti?
Batı'nın hastalıklara, şeytan çıkarma yöntemiyle yaklaştığı Orta Çağ döneminde, Osmanlı Devleti'nin hekimleri, günümüzde modern tıbbi keşiflerle değeri yeni anlaşılan birçok tedavi yöntemi geliştirdi. Tedavi metodlarında kullandığı labaratuvar ise tabiatın kendisiydi. İşte Osmanlı hekimlerinin tedavi yöntemleri ve tavsiyeleri...