Osmanlı Sultanı II. Murat’ın, Allâh’a ve (O’nun) Resûlü’ne olan derin muhabbetini gösteren vasiyeti...
Araştırmacı-Yazar Fahri Sarrafoğlu, Fransa seyâhatinde Paris Sanayi Fuarı'nda şâhit olduğu olay karşısında hiddetlenen Osmanlı Pâdişahı Sultan Abdülaziz'in tepkisini anlatıyor...
Osmanlı’nın ârif gönüllü sultanlarından Yavuz Selîm Han, velîlerin huzûruna girdiği zaman büyük bir edep ve mahviyet gösterir, gerekmedikçe tek kelime konuşmazdı.
Araştırmacı-yazar Fahri Sarrafoğlu, tebdil-i kıyâfet gezen Osmanlı pâdişahlarını anlatıyor...
Ashâb-ı kirâm, Efendimiz’e karşı duyulması îcâb eden hürmet ve edep hissiyâtının en mükemmel numûnelerini sergilemişlerdir.
Osmanlılar, doğruluk husûsunda eşsiz, nâmus mevzuunda da son derece hassas bir gönül yapısına sahiptirler. Bu hâlleri, pek yüksek ve müstesnâ bir fazîlet arz eder ki, bu da, Kur’ân-ı Kerîm ile Sünnet ahkâmına bağlılıklarının bir neticesidir.
Osmanlı İmparatorluğu'nda taşralarda iffet ve istikâmet aynı derecededir.
Osmanlı pâdişahlarının birinciden sonuncuya kadar hemen hepsi, âlim, şâir, sanatkâr ve mutasavvıf idiler. Hemen her pâdişah, devrin en mûteber meşâyıhından birine intisâb eder ve onun irşâdıyla yürürdü. Zâhirdeki ihtişam ve muzafferiyetlerin arkasında böyle bir mânevî dünya ve destek, dâimâ mevcut olagelmiştir. İşte bunlardan biri olan Sultan 2. Murad Han'ın Hacı Bayrâm-ı Velî Hazretleri ile görüşmesi...
Meşhur Kanije müdafaasını zaferle neticelendiren Tiryaki Hasan Paşa'nın, Sultan 3. Mehmed'in takdiri karşısında gösterdiği mütevazılık, tam bir ibret tablosu...
Abdülhamit Han'ın 4. kuşaktan torunu Nurhan Osmanoğlu ile koku eksiperi ve sosyolog Bihter Türkan Ergül'ün yaptığı arşiv araştırmalarında, Osmanlı padişahları hakkında ilginç bilgiler gün yüzüne çıktı.