Allah Resulü'ne (sellallahu aleyhi ve sellem) ve Ehl-i Beyt'e karşı sevgimiz nasıl olmalı? Onları severken nelere dikkat etmeliyiz?
Sultan Abdülazîz Han, her Medîne-i Münevvere postası geldiğinde abdest tâzeler, mektupları: «–Bunlarda Medîne-i Münevvere’nin tozu var!» diye öpüp alnına götürür, ondan sonra başkâtibe uzatır ve: «–Aç, oku!» derdi.
Hristiyan âlemi ile muhârip bir durumdaki Osmanlı Devleti hakkında Batılılar, bugün de olduğu gibi hemen her safhada müşterek bir husûmet hâlinde idi.
Sultan Abdülazîz Han, tahta çıktığında Osmanlı Devleti’nin durumu son derece karışık idi. Mâlî sıkıntı son haddindeydi. Karadağ’da çıkan isyan, Sırplar’la savaşa yol açabilecek durumda idi. Avrupa devletleri bu hâli fırsat bilerek, aracılık tekliflerini artırıyorlardı. Zira Sultân’ın Tanzîmat’tan vazgeçmesinden endişe duyuyorlardı.
İslâm; hukuk, siyaset, toplum ve ekonomi prensipleri ile çizgileri net bir din olarak başta Kur’ân-ı Kerîm’de, ardından onun tefsiri olarak da sünnet-i seniyyede en geniş tarifi ile karşımıza çıkmaktadır. İslâm bu kadar kesin ve net bir din iken, bugün Müslümanların en büyük problemi, İslâm’ı doğru bir şekilde öğrenip algılamakta yatmaktadır.
Sultan Abdülazîz Han, cesur, hamleci, fikren ve rûhen sağlam bir pâdişahtı. Nitekim kötü bir vaziyette devraldığı devleti, içine düşmüş bulunduğu bâdirelerden kurtarma yolunda büyük gayretlerle işe başladı.
Cihânın ilk silahlı denizaltısını yaptıran Osmanlı pâdişâhı kimdir? Araştırmacı-yazar Fahri Sarrafoğlu, anlatıyor...
Meşhur Fransız edîbi Pierre Loti, dîni, kültürü ve ırkı başka olduğu hâlde İstanbul’da yaşayan Türkler’in, İslâmî, nezih ahlâk ve âdâblarının hayranı olmuş dâimâ yazılarında bu duyguları tasvir etmiştir.
Husûsiyle Osmanlı Devleti’nin Anadolu ile İstanbul havâlisine münhasır olan kısımlarında herhangi bir zâbıta vukuâtına pek rastlanmamıştır.
Şâhid olduğu büyük kerâmeti üzerine Azîz Mahmûd Hüdâyî Hazretleri’nin mânevî terbiyesine giren 1. Ahmed Han, bu mânevî takviye ile şahsiyetinin kemâline ulaştı. Böylece fenâ fi’ş-şeyh olup onunla âdeta aynîleşti.