Fâtih Sultan Mehmed’in, hiçbir sıkıntı ve meşakkatten yılmayarak Allah yolundaki şu samimî gayreti ve müslümanlara hizmet ufku, o mübârek ecdâdın torunları için muhteşem bir numûne-i imtisâldir:
Osmanlı döneminin en meşhur hattatlarından olan Hafız Osman'ın, bir kayıkçıyla yaşadığı ibretlik hikayesi.
Fâtih Sultan Mehmed Han, mânevî terbiyesinde yetiştiği hocası Akşemseddîn Hazretleri’ni çok sever, ona pek fazla hürmet ederdi. Sık sık ziyâretine gider; yanından, gönlü huzur ve sükûn içinde dönerdi.
İstanbul’un fethinden sonra Fâtih Sultan Mehmed Han hocası Akşemseddîn Hazretleri’ne mürâcaat ederek Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin kabrinin bulunması için çalışma başlattı ve yapılan çalışma sonucu Eyüp'te kabri bulundu.
Osmanlı’da mânevî bir takviye ile başlayan hat sanatının, gelişme ve devamı riâyet edilen mânevî ölçüler sâyesinde olmuştur.
Sultan Mehmed Han, 29 Mayıs 1453 sabahı karadan ve denizden görülmemiş bir azimle büyük bir hücûm başlattı. O
Mimar Sinan’ın eseri olan Şehzadebaşı Camii’nin 1990’lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, restorasyon sırasında yaşadıkları bir olayı şöyle anlatıyor:
Macaristan'da Tisza nehrinde sular çekilince 1560'lı yıllarda inşa edildiği anlaşılan Osmanlı dönemine ait asma bir köprünün kalıntıları ortaya çıktı.
Eminönü'nde bulunan Üç Mihraplı Camii, görenleri hayrete düşürüyor.
Osmanlı medeniyetinin inşâsında büyük katkısı olan Mimar Sinan'ın kaç eseri var?